Azerbaycanlı Soydaşımızın Sitemi

Azerbaycanlı Soydaşımızın Sitemi


Güney Azerbaycan‘da yaşayan değerli bir soydaşımızdan bugün bir e-posta aldım. E-postayı okuduktan sonra gerçekten yüreğim sızladı. Biz, zamanında bütün dünyayı dize getirip insanlara insanlığı öğreten bir ulus olarak bu hâllere düşecek miydik?


Kandaşımız gönderdiği yazıda, Türk dili ve Edebiyatı Bölümü’nde okuyabilmek için yeterli puanı aldığı hâlde, hem Türkiye‘de hem de Azerbaycan‘da süründürüldüğünü anlatmaya çalışmış. Türk Cumhuriyetleri arasındaki bu iki önemli devlet, Türk soylu olduğu hâlde Türk devletlerinde “yabancı uyruklu” olduğu için bu kandaşımızı oradan oraya gönderip bir türlü üniversiteye öğrenci olarak almıyor. Acaba gönlü Türklük aşkıyla ve Türk‘e hizmet etme sevdasıyla yanıp tutuşan bu değerli insan, özünü gizlemediği ve temiz niyetli olduğu için mi böylesine alçaltıcı şeylerle karşılaştı dersiniz? Yoksa bu kandaşımızın yerinde Türk soylu olmayan birisi olsaydı, “Bakın, adam Türk olmadığı hâlde ülkemize değer verip burada okumak istemiş.” diyip kaydını alırlar mıydı onun?


Bu postayı okurken resmen kahroldum. İl il gezdirilen kişi Türk. Bundan daha acıdır ki gezdirenler de Türk ve gezdirilen yer bir Türk devleti. Devlet, nasıl böylesine olaylara kayıtsız kalabiliyor, şaşıyorum. Kandaşımızın Türkiye’den sonra Azerbaycan’da da benzer bir şeyle karşı karşıya kalması, daha bir üzüyor insanı. Biz, bizden olanlara değer vermezsek, kim değer verecek bize? Amerikancı emperyalist devletler mi alacak bu kardeşimizi üniversitesine?


Ben, bütün bunlar için Türkiye‘de yaşayan ve bu devletin özünü oluşturan bir birey olarak, Türkiye adına kandaşımızdan özür diliyorum.


İşte gelen e-posta: Ben bir kaç yıl önce kutlu Türk dili ve edebiyat bölümünde okumak için Türkiyiye gitim. sadece miletime göre sadece Türke göre sadece azerbaycana göre. gelecek te parasızlık tehlikesin ve aileme iran devletinin tehlikesini kabul etim. dedim ki gedip okuyup gelip öğrederem. Ben filan ustadın ayak kabısını yalamakla burs olarak Türkiyede Türk dili ve edebiyat okuya bilerdim ama ben azerbaycan esgeriyim benim başım dikdir. ailem sevmiye sevmiye Türkiyeye gitdim. Türkiye yabancı oğrenci sınavına girdim. sınavdan önce konulara tokunmak istemiyorum çün çok surer sadece bunu demek istiyorum ki Türkiye benim Türk dili ve edebiyat okumağımı bildikten sonra o kadar beni konsul ( tebrizde ) ve sifaret ( tehranda ) arasında dolandırdı ki ben tebrizde iki hefte kaçmakdan sonra hiç bir sonuç bulmadan eve gitim.

Türkiyede sınava girmekten sonra orta bir puan la kabul oldum. Türkiye sifareti çun ben Türk dili ve edebiyat okuyacağdim bana sınav sorularının kaynağın ( metropol kitabı ) vermedi, gizleti ve ben sınavdan sonra bu kitabı öğrenciler elinde gördüm. Türk elefbasıne göre sınıflar kurulmıştu ama sifaret bana söylemedi hal bu ki normal halde her bir yös a girene söyliyorlar. niye ki başarsız olam. ama ben başarlı oldum sınavda. evelce gazı üniversitesine gittim. aldığım puanı sormadan bana dedi git ve ( muktarlık tan ) ikamet belgesini al bende söyledim muktarlık nerden anlasın ki ben öğrenciyim bana bir belge filan veriniz onlara göstereyim dediler” lazım değil git” !!. bende gitim dördümcü mukdarlıkta bana söylediler git polis genel müdürlüğüne orda da onlar benim söylediğim sözü tekrarladılar söylediler “git gazı üniversitesinden yazı getir”. dört saat çalışmaktan sonra gazi ye döndüm kayit sorumlusu olan hanıma söyledim “bana bir yazı veriniz ki göstersin ben , bu üniversitesinin öğrencisiyim “ girdi odasına telfonla konuştu geldi bana söyledi vay !!! sen yabancı öğrenci mi sin ? söyledim benim size verdiğim sınav sonuçunda yazılıp yabancıyam bunlardan geçmiş benim lehcemden de belli sonra bana söyledi vay vay af edersizniz biz Türk dili ve edebiyat bölümünde yabancı öğrenci kabul etmiyoruz bende söyledim eger kabul etmiyorsunuz niye üniversite defterçesinde yazıyorsunuz kabul ediriz ve şimdi söyliyorsunuz kabul etmiyoruz niye beni sınavda kabul edirsiniz hal bu ki ben ilk günden söylemiştim Türk dili ve edebiyat okuyacağam. ama cevap vermedden giti. ankara teknik üniversitesine telfon ettim puanımı söylemeden sadece söyledim ben irandan geliyorum ve Türk dili edebiyat okumak istiyorum. resmen telfon arkasından kah kah bana güldü sonra telfonu kapattı. inanılmaz bi şey bu ben ulu dag üniversitesine gittim – hacettepe üniversaitesi - samson üniversitesi – koniya üniversitesi – istanbul üniversitesi – izmir ünüversitesi – gazi osman paşa üniversitesi – ankara üniversitesi … getim, ve en iyi halde bana güldüler beni surundurduler.


Dördüncü yıla giriyoruz ve bu konu hala bitmedi ( bu dünya üniversite kayıtında bir rekordu biz buna bacardık ). sonra azerbaycan cumhuriyetine gitim ama gitmeden önce telfon etim söyledim ben Türk dili ve edebiyat bölümüne kayıt olmak istiyorum geleyim mi ? gelmiyelim, sözüm bitmeden bağırdi bana ; kardeşim böyle olmaz buraya gel biz seninle görüşek , bende söyledim oraya gelmek en azı bir bin dolar paraya ihtiyacı var eger kesin dir gelim ? söyledi budur kı var. neyse baki devlet üniversitesine gitim kayıtın birinci günüydü 15 gün vakit kalmıştı kayıtın.,orada eyleşen hanım ve bey benim Türk dili ve edebiyat bölümünde okuduğumu bilmekten sonra bir biriyle rusca konuştular sonra bana bakıp söylediler oğlum biz bu bölümde sadece yüksek lisans öğrencisi kabul ediriz. sonra bırkmadım daha çok sordum ; “ama üniversite sitesinde farklı bir şey yazılıp gelmemişten önce de size telfon etmişdim bu sözü söylemediniz”. sonra çok kızmış helde söyledi git ad yazma zamanı bitib. ben şimdi 3 ay dır binlerce faks ve telfon ve başvurudan sonra doğu akdeniz üniversitesine kayıt olmuşum. çok ilginç bir şey, söz gelişimi ben kıbrısa kayıt belgelerimi göndererken bana bir maıl geldi söyledi oğlum kayıt sorumlusu tatile gidip lütfen maıl göndermeyiniz. bende cevap yazdım eger gidip kim maıl gönderiyor şimdi ?. burada orta sınvda ben osmanlıca dersinde 45 üzerinden 40 aldım hocaya söyledim hocam ben bu dersi sizden daha iyi biliyorum bu ders benim çocukluktan öğrendiğim alfabedir niye orta sınav gibi bir önemli sınavda 5 puan kırıyorsunuz ben hepsini doğru yazmışım bana söyledi bu orta sınav , ben seni son sınavda yakacağam. ya bazi Türk arkadaşklar resmen tahdid ediyorlar ki eger sen bu okulu bitire bildin biz sana mezuniyet belgesini vermeyeceğiz. ve çok çok acayep bir şeyler.


Ben bu şeyleri sadece Türkiyede gördüm iran gibi bir bozuk ülkede eger bir yabancı öğrenci efganistanda ya pakistanda ya hind de fars dili ve edebiyat okusa iran devleti her ay ona 300 ya 400 dolar cep parası veriyor ya parasız fars dili ve edebiyat kitablarını yayıyor ya Türkiyenin başkenti ankaranın ortasında kızılayda parasız fars dili ve edebiyat öğrediyor ben gelip kendim gördüm. çin devleti konfosiyus kurmlarını afrikada kurur ve parasız çin dili öğrediyor. herkes kendi dilini yaymak için candan geçir siz ( yani biz ) nasıl bir milletsiniz hiç utanmiyorsunuz mu ? kotuluk ve ağılsızlığında bir sınırı var. bazen burda bu işlerin niyesini soruyorum arkadaşlardan diyorlar “başını sana ilgili olmayan şeylere sokarsın boyle olur “ yani biz babalarımızdan ya mahalemizde böyle bir şeyler görmedik ilk defa sizden öğrendik biz.


Ben bu yazını millishura ve oyrenci ve azadtribun sitelerine gönderdim (bu siteler güney azerbaycanın en büyük Türkçü siteleridi ) azadtrübın ve oyrenci bana cevap vermediler ve millishura bana çok ilginç cevaplar söyledi. o bir Türkçü olarak sordum siz ki Türkçülügü yayiyorsunuz bu olaya ne cevabınız var evelce söyledi “ ben senin hiç adınıda bilmiyorum ” sonra bütün kimliğimi gönderdim çok edebsizce ( herkes gibi ) söyledi “canım ben senin duygularını anlamakta zorluk çekiyorum “. sonunda bunu demek istiyorum ki bu kaç yıl ömrümü bu yolda harcadığıma göre pişmanlık haline gelmişim ve eger Türkiye devletinden bir azca vicdansılık ve şerefsizliği ögrenseydim gidip rus dili okuyup bunların kokunu kazardım ama hayıf ki ben bu devlet gibi mankurt olamam. ve en sondada bunu demek istiyorum ki “Tanri Türkü korusun “ çun milletimizin durumu o kadar kötü ki sadece tanrı koruya biler insan işi değil bu.


Yavuz Tanyeri

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !