Yazı Başlığı: Kral Mausoleion Heykeli - (Dünyanın Yedi Harikası)
Eklenme Tarihi: Kasım 14, 2007
Kategori: Dunyanin_Yedi_Harikasi
Kral
Mausoleion Heykeli
(Dünyanın Yedi Harikası)

Halikarnas'ta(bugünkü
Bodrum), İÖ.353'te ölen Karya Kralı Mausolos için eşi Kraliçe Artemisia'nın
yüklü yüklü bir para ödeyerek yaptırdığı anıt mezardır. 15.yy'dan önce bir
deprem sonucu çöktü. Bugün büyük anıt mezarlar için kullanılan "mozole" sözcüğü
Mausolos'un Halikarnas'taki bu anıtmezarından gelmektedir.
Bu eser bir anıt mezardır.
Bugünkü anıtsal mezarlara mozole isminin verilmesinin kaynağı da bu yapıdır.
Bugünkü adıyla Bodrum, o günkü adıyla Halikarnas olan yerde yani ülkemizdedir.
MÖ 325 yılında Kraliçe Artemis tarafından kocası Mozolos adına yaptırılmıştır.
Diğerleri gibi bu eser de yok olmuştur. Plinius'un bildirdiğine göre, dünyanın
yedi harikasından biri sayılan Mausoleum, M.Ö. 350 de Mausolos için karısı
Artemisia tarafından yaptırılmıştır.
"Farklı cephelerin
süslemeleri ve mükemmelliği birbirini taklit eden farklı sanatcılar tarafından
ele alındı. Leochares, Bryaxis, Skopas ve bazılarının düşündükleri gibi
Timotheus'un sanatlarının seçkin mükemmelliği o yapıya dünyanın yedi harikası
arasında ün kazandırdı." Antik yazarlardan Vitrivius böyle söylüyor. Romalı
tarihci Plinius'a göre pteron kare şeklindeydi ve çevresinde 36 tane ion stili
sütun vardı. Her sütun arasında bir heykel dikiliydi. Pterondaki kabartmalar
Amazonlarla Yunanlıların savaşını gösteriyordu. Pteron üzerinde yirmi basamaklı
bir piramit vardı. Piramit beyaz paros mermerindendi. İskenderiye limanının
karşısında bulunan paros adasından özel seçilmişti. En üstte quadrika (dört atlı
araba) bunun üzerinde ise Mausolos ve Artemisia'nın heykelleri bulunuyordu.

Tüm istilalara ve doğal afetlere karşın Mausoleum İS. 1406 yılına dek ayakta
kalmayı başarmıştır. Ta ki Alman mimar Schegelholt tarafından yapılan St. Peters
kalenin yapımına dek. Bu zamana kadar 1500 yıl ayakta kaldı. Sadece basamakları
görünen yapının derinlerine giderek elde ettikleri mermeri yakıp kireç yaptılar.
Bazı kabartmalar duvar taşı olarak kullanıldı. Bazılarının üzeri silinerek
oymalar kazındı. 1875 de Sir C. Newton kazılara başlar, bazı friz ve Mausoleon
ile Artemision'un heykellerini ve büyük aslan heykelleri İngiliz Britich
Museum'a taşındı.
Mausoleum'un yapımı
yarılandığında Halikarnassos'un parası biter ve geri kalan bölümler özveri ile
yapılır. Mausoleion alanı bugün açık hava müzesi olarak düzenlenmiştir. İçeri
girildiğinde sağda Bodrum tipi bir ev görülmektedir. Solda görülen uzun yapı
içinde Mausoleion'la ilgili kabartmalar, maket ve bazı çizimlerle yapıya ait
mimari parçalar sergilenmektedir. Dünyanın yedi harikasından biri diye
tanımlanan Mausoleion'un yükseldiği yer bugün bir çukur olarak görülür. Bu
çukurun ne olduğunu anlamak için öncelikle kapalı sergi salonunun gezilmesi
gerekir. Taban ölçüleri 32 x 38 metre boyutlarındaki Mausoleion, bir zamanlar
uzun kenarı 242,5 kısa kenarı 105 metre olan geniş bir alanın kuzeydoğu
köşesinde yükselmekteydi.
Antik yazarların anlattıklarına göre
Mausoleion, dört bölümden oluşmaktadır. En altta yüksek bir kaide (podyum); onun
üzerinde kenarlarında onbir, kısa kenarlarında dokuz olmak üzere 36 İon sütunlu
tapınak şeklinde bir bölüm vardır; onun da üzerinde 24 basamaklı piramid şekilli
bir çatı ve en tepede dört atın çektiği araba içinde Mausolos ve Artemisia'nın
heykelleri yer almaktadır.
Anıtın yüksekliği konusunda
Latin yazarı Plinius bilgi vermektedir. Latinlerin dünyanın yedi harikası olarak
gördüğü Mausoleion'un yüksekliği 180 İon ayağıdır. Bu da yaklaşık 55 metredir.
Yirmi katlı bir apartmanın yüksekliği kadardır. Sergi salonundaki makette bu
ölçü esas alınmıştır. Antik yazarlar yapının mimarının Pytheos olduğunu
kaydetmektedir. Ayrıca Satyros'un adı da geçmektedir. Vitruvius, M.Ö. IV.
yüzyılın en önemli dört heykeltraşının bu yapıda çalıştığını kaydetmiştir.
Doğuda Skopas, batıda Leokhares, kuzeyde Bryaksis, güneyde Timotheos
çalışmıştır. Bryaksis, Karyalı bir sanatçıdır. Diğer sanatçılar Yunanistan'dan
getirilmiştir. Dört atlı arabayı Mimar Pytheos'un yaptığı söylenmektedir.Türkçenin
Tarihi,
Orhun Abideleri,
Anlatım Bozuklukları,
Cümlenin Öğeleri,
Yazım ve Noktalama,
Türkoloji Makaleleri,
Edebiyat Nedir?,
Alfabelerimiz,
Atasözleri,
Bulmacalar,
Edebi Sanatlar,
Sınav Soruları,
Kpss,
Oks,
Öss,
Bunları Biliyor musunuz?,
Özlü Sözler,
Güzel Sözler,
Türkçe,
Edebiyat,
Masallar,
Destanlar,
Astroloji,
Roman Özetleri
Karya satrabı Mausolos,
kendi yönetimi zamanında muhtemelen M.Ö. 355'te yapıya başlamıştır. Onun
ölümünden sonra (M.Ö. 353) karısı, aynı zamanda kız kardeşi Artemeisia anıtın
yapımını sürdürmüş; onun da ölümünden sonra (M.Ö.351) Mausolos'un diğer
kardeşleri inşaata devam etmişlerdir. Muhtemelen, inşaat M.Ö. 340'ta
Piksodaros'la Ada arasındaki satraplık mücadelesi sırasında yarım bırakılmıştır.
Anıt mezar ana kayanın
kesildiği yerlerden ve yeşil taşlardan anlaşılacağı üzere günümüzde görülen
çukurun bulunduğu yerde yükselmekteydi. Anıtı son ayakta görenlerden biri M.S.
XII. yüzyılda yaşamış Piskopos Eustathios'tur. Bu anıtının 1500 yıl ayakta
kaldığını göstermektedir. Bu tarihten sonra anıtın bir deprem sonucu yıkıldığı
sanılmaktadır. 1402'de Saint Jean şövalyeleri Bodrum'a geldiklerinde anıtı yıkık
olarak görmüşlerdir. Şövalyeler anıtı taş ocağı olarak kullanmışlar hemen tüm
taşlarını sökerek Bodrum Kalesi'ni yapmışlardır. İlk tahribat şövalyeler
tarafından 1494'te yapılmıştır. Çukurun en derin yerinde bulunan asıl mezar
odası o çağda şövalyeler tarafından bulunamadığı için, yok olmaktan
kurtulmuştur.
1522 yılında Saint Jean
şövalyeleri kalelerini güçlendirmek istemişler ve çevrede kale yapımında
kullanılmak üzere eski yapı taşları aramışlardır. Mausoleion, son tahribata bu
tarihlerde uğramıştır. Kalenin güçlendirilmesinde görev alan şövalyelerden de La
Touret mezar anıtının tahribini hatırasına yazmıştır. Günümüzde kiremit bir çatı
altında kısmen korunmaya çalışılan 12 basamaklı merdiveni nasıl bulduklarını,
mezar odasına giden koridorun iki yanındaki heykelleri ve kabartmaları nasıl
önce hayranlıkla seyredip sonra da parçaladıklarını anlatmaktadır. Tam mezar
odasına girecekleri zaman paydos borusunun çaldığını; asıl odaya girmeden kaleye
döndüklerini, ertesi gün geldiklerinde ise mezar odasının açıldığını, her yerde
parçalanmış halde kıymetli kumaşlar ve altın ziynet eşyaları gördüklerini
yazmıştır.
Bugün mezar odasının
girişini kapatan iki tonluk dikdörtgen bloklardan biri koridorun içinde
görülmektedir. İngiliz araştırmacı Newton 1856-1857 yıllarında burada yaptığı
kazı sırasında taş bloğu orjinal yerine götürmüştür. Kazı sırasında bulduğu
kabartmaları, Mausolos ve Artemisia'nın heykellerini, dört atlı arabanın
parçalarını British Museum'a götürmüştür. Daha önce Lord Stratford Canning
(Türkiye'de bulunan İngiltere Büyükelçisi), 1846 yılında Padişah Abdülmecit'ten
aldığı izinle Bodrum Kalesi'nin duvarlarında görülen Mausoleion kabartmalarını
da Londra'ya götürmüştür.
Bugün yarı kapalı sergi
salonunda, geçen yüzyıl buradan götürülen kabartmaların ne yazık ki alçı
kopyaları sergilenmektedir. Çukurun güneyinde bulunan ana kaya içine oyulmuş
merdivenler burada Mausoleion'dan önce mevcut olan başka bir mezar anıtına
aittir. Mausoleion'un yapımı sırasında burası kesilerek örtülmüştür. Ana kaya
çok yumuşaktır, yer yer dökülmektedir. Merdivenin dibinde sağda görülen kapı ana
kaya içine oyulmuş bir koridora açılmakta koridorun sonunda Arkaik Devre ait (M.Ö.
VI. yüzyıl) bir mezar odası bulunmaktadır. Kapı girişinde ve merdiven
duvarlarında görülen oyuklar adak yerleridir. Kapının sonunda dipte görülen
kanallar "galeri" diye adlandırılmakta, dolan suların boşaltılması için
kullanıldığı anlaşılmaktadır. Bu galeri de Mausoleion'dan önceye aittir.
Koridorun sonunda, solda büyük bir mezar odasına açılmaktadır.
Bu oda ana kaya oyulmak
suretiyle yapılmıştır. Mausoleion'a bakan yönünde de bir pencere bulunmaktadır.
Bu mezar odasının yanında daha önce Newton tarafından açılan bir başka mezar
odası varsa da, bu oda Danimarkalıların yaptığı kazı sırasında açılmamıştır.
Pencere diye adlandırılan bölümün altında anıtı çevreleyen galerinin devamı
görülmektedir. Bacalar yapım kolaylığı sağlamak için açılmıştır. Bacaların bir
kısmı kazı alanında görüleceği gibi kuyulara dönüştürülmüştür. Çukurun güneyinde
görülen dikdörtgen taş bloklardan yapılmış ayakların neye yaradığı
anlaşılamamıştır. Asıl mezar odasına giren merdivenler Newton'un anlattığı gibi
ana kaya içine oyulmuş basamaklar değildir. Bu basamakların bir kısmı kesme
taşlardan yapılmıştır.
Danimarkalıların yaptığı
kazı sırasında merdivenlerin dibinde Newton tarafından kazılmamış alanda boğa,
koyun, keçi, horoz ve kumru kemikleri bulunmuştur. Bunlar tören sırasında kurban
edilen hayvanların kemikleridir. Mausolos'un öbür dünyada yararlanması için
konulmuştur. Burada görülen kanal Mausoleion mezar anıtına aittir. Açık hava
müzesinin doğu bahçe duvarının sağ köşesine yakın bir yerde bulunan kapıdan
dışarı çıkıldığında Mausoleion mezar anıtının kutsal alanı çevreleyen peribolos
duvarının bir kısmı görülmektedir. Müze binası kapalı ve yarı açık olmak üzere
iki bölümden oluşmaktadır. Kapalı bölümündeki topografik harita ve Mausoleion
maketi burayı gezenlere yapıyı ve şehri daha iyi bir şekilde tanıtmaktadır.
Bu mezar, Kraliçe Artemis
tarafından kocası Mausoleus (Mozoles) için yaptırılmıştır. Karia Kralı Mausoleus,
o zamanki adı Halikarnas olan Bodrum (O zamanlar bu bölge Karia olarak
anılıyordu) bölgesinde, M.Ö. 377-353 yılları arasında hüküm sürmüştür. Pythea
adlı bir mimarın eseri olan bu mezar bugün ayakta değildir. Ancak, tarihçi
Plinius'un anlattıklarına göre yapılan bir resmi vardır. Karia krallığından
kalma bazı sikkelerin üzerinde de bu anıtın kabartmalarına rastlanmıştır.
Mezarın kaidesi 25 x 30 metre idi ve İyon stilinde sütunlarla süslenmişti.
Tepesinde 4 atlı bir zafer arabası bulunuyordu. Basamaklı bir piramit
görünümündeydi. Anıtın tepesindeki savaş arabasında, Kral Mousoleus ve karısının
yanyana oturmuş heykelleri vardı. Dörtnala sürdükleri atların çektiği o arabayla
unutulmazlığa doğru yol alıyor gibiydiler.
Anıtın, araba heykeliyle
birlikte yüksekliği 45 metreyi geçiyordu. Duvarları kabartmalarla süslüydü.
Sütunlar arasında birçok güzel heykel vardı. 150 yıl kadar önce Mozoleyi meydana
çıkaran İngiliz arkeologları heykel ve kabartmaları alıp gitmişlerdir. Bu yüzden
anıtın yeri bile zor belli olmaktadır. Şimdi bunlar British Museum'da
sergilenmektedir. Bugün Batıda sanat değeri olan ve anıt niteliğinde bulunan
mezarlara Karia kralı Mousoleus'un adı verilmektedir. Bu anıt bir depremde
yıkılmıştır. Yıkılan sütun ve taşların bir kısmını, Rodos şövalyeleri başka bir
yapıda kullandılar.
...İkinci
Kaynak..
Persliler, sınırlarını
genişletip Mezopotamya, Hindistan ve Mısır’a yayıldıkça ülkelerini kendi
başlarına idare edemez olmuşlar ve uç beylikler giderek daha bağımsız hale
gelmiş. Anadolu’daki Karia Kralı Mausollos da bu beylerden biriymiş, yaptığı tek
iş de başkenti Bodrum’a taşımak ve kendi adına kocaman bir mezar yaptırmak
olmuş. Aslında onu bile karısı ve kız kardeşi yapmış. Kral ölmeden önce başlayan
inşaat, kral milattan önce 353’de öldüğünde bitmiş.
16 yüzyıl boyunca sağlam
kalan mezar önce bir depremde zarar görmüş, sonra bölgeye gelen şövalyeler
tarafından taşları kale yapımında kullanılmak üzere yıktırılmış. Bugün mezarın
mozole kısmı Londra’daki British Museum’da, bina kısmı da Bodrum Kalesi’nin
duvarlarında bulunuyor. Mausoleion, Kral Mausolos adına karısı ve kız kardeşi
Artemisia tarafından Halikarnassos'da yaptırılmış, Dünyanın yedi harikasından
biri sayılan, kolonlarıyla Yunan mimarisini, piramit şeklindeki çatısıyla da
Mısır mimarisini birleştiren, oldukça büyük boyutlardaki mezar. Bu öneminden
dolayı kendinden sonra gelen, aynı stildeki tüm yapılara mozole denmiştir...
Mausoleion alanı bugün açık
hava müzesi olarak düzenlenmiştir. İçeri girildiğinde sağda Bodrum tipi bir ev
görülmektedir. Solda görülen uzun yapı içinde Mausoleion'la ilgili kabartmalar,
maket ve bazı çizimlerle yapıya ait mimari parçalar sergilenmektedir. Dünyanın
Yedi Harikası'ndan biri diye tanımlanan Mausoleion'un yükseldiği yer bugün bir
çukur olarak görülür. Bu çukurun ne olduğunu anlamak için öncelikle kapalı sergi
salonunun gezilmesi gerekir. Taban ölçüleri 32 x 38 metre boyutlarındaki
Mausoleion, bir zamanlar uzun kenarı 242,5 kısa kenarı 105 metre olan geniş bir
alanın kuzeydoğu köşesinde yükselmekteydi.
Anıtın yüksekliği konusunda
Latin yazarı Plinius bilgi vermektedir. Latinlerin dünyanın yedi harikası olarak
gördüğü Mausoleion'un yüksekliği 180 İon ayağıdır. Bu da yaklaşık 55 metredir.
Yirmi katlı bir apartmanın yüksekliği kadardır. Sergi salonundaki makette bu
ölçü esas alınmıştır. Antik yazarlar yapının mimarının Pytheos olduğunu
kaydetmektedir. Ayrıca Satyros'un adı da geçmektedir. Vitruvius, M.Ö. IV.
yüzyılın en önemli dört heykeltraşının bu yapıda çalıştığını kaydetmiştir.
Doğuda Skopas, batıda Leokhares, kuzeyde Bryaksis, güneyde Timotheos
çalışmıştır. Bryaksis, Karyalı bir sanatçıdır. Diğer sanatçılar Yunanistan'dan
getirilmiştir. Dört atlı arabayı Mimar Pytheos'un yaptığı söylenmektedir.
Karya satrabı Mausolos,
kendi yönetimi zamanında muhtemelen M.Ö. 355 'te yapıya başlamıştır. Onun
ölümünden sonra (M.Ö. 353) karısı, aynı zamanda kız kardeşi Artemeisia anıtın
yapımını sürdürmüş; onun da ölümünden sonra (M.Ö.351) Mausolos'un diğer
kardeşleri inşaata devam etmişlerdir. Muhtemelen, inşaat M.Ö. 340'ta
Piksodaros'la Ada arasındaki satraplık mücadelesi sırasında yarım bırakılmıştır.
Anıt mezar ana kayanın
kesildiği yerlerden ve yeşil taşlardan anlaşılacağı üzere günümüzde görülen
çukurun bulunduğu yerde yükselmekteydi. Anıtı son ayakta görenlerden biri M.S.
XII. yüzyılda yaşamış Piskopos Eustathios'tur. Bu anıtının 1500 yıl ayakta
kaldığını göstermektedir. Bu tarihten sonra anıtın bir deprem sonucu yıkıldığı
sanılmaktadır. 1402'de Saint Jean şövalyeleri Bodrum'a geldiklerinde anıtı yıkık
olarak görmüşlerdir. Şövalyeler anıtı taş ocağı olarak kullanmışlar hemen tüm
taşlarını sökerek Bodrum Kalesi'ni yapmışlardır. İlk tahribat şövalyeler
tarafından 1494'te yapılmıştır. Çukurun en derin yerinde bulunan asıl mezar
odası o çağda şövalyeler tarafından bulunamadığı için, yok olmaktan
kurtulmuştur.
1522 yılında Saint Jean
şövalyeleri kalelerini güçlendirmek istemişler ve çevrede kale yapımında
kullanılmak üzere eski yapı taşları aramışlardır. Mausoleion, son tahribata bu
tarihlerde uğramıştır. Kalenin güçlendirilmesinde görev alan şövalyelerden de La
Touret mezar anıtının tahribini hatırasına yazmıştır. Günümüzde kiremit bir çatı
altında kısmen korunmaya çalışılan 12 basamaklı merdiveni nasıl bulduklarını,
mezar odasına giden koridorun iki yanındaki heykelleri ve kabartmaları nasıl
önce hayranlıkla seyredip sonra da parçaladıklarını anlatmaktadır. Tam mezar
odasına girecekleri zaman paydos borusunun çaldığını; asıl odaya girmeden kaleye
döndüklerini, ertesi gün geldiklerinde ise mezar odasının açıldığını, her yerde
parçalanmış halde kıymetli kumaşlar ve altın ziynet eşyaları gördüklerini
yazmıştır.
Bugün Bodrum'da durduğu
hali ile mozolenin kalıntılarıBugün mezar odasının girişini kapatan iki tonluk
dikdörtgen bloklardan biri koridorun içinde görülmektedir. İngiliz araştırmacı
Newton 1856-1857 yıllarında burada yaptığı kazı sırasında taş bloğu orijinal
yerine götürmüştür. Kazı sırasında bulduğu kabartmaları, Mausolos ve
Artemisia'nın heykellerini, dört atlı arabanın parçalarını British Museum'a
götürmüştür. Daha önce Lord Stratford Canning (Türkiye'de bulunan İngiltere
Büyükelçisi), 1846 yılında Padişah Abdülmecit'ten aldığı izinle Bodrum
Kalesi'nin duvarlarında görülen Mausoleion kabartmalarını da Londra'ya
götürmüştür. Bugün yarı kapalı sergi salonunda, geçen yüzyıl buradan götürülen
kabartmaların ne yazık ki alçı kopyaları sergilenmektedir.
Çukurun güneyinde bulunan
ana kaya içine oyulmuş merdivenler burada Mausoleion'dan önce mevcut olan başka
bir mezar anıtına aittir. Mausoleion'un yapımı sırasında burası kesilerek
örtülmüştür. Ana kaya çok yumuşaktır, yer yer dökülmektedir. Merdivenin dibinde
sağda görülen kapı ana kaya içine oyulmuş bir koridora açılmakta koridorun
sonunda Arkaik Devre ait (M.Ö. VI. yüzyıl) bir mezar odası bulunmaktadır. Kapı
girişinde ve merdiven duvarlarında görülen oyuklar adak yerleridir. Kapının
sonunda dipte görülen kanallar "galeri" diye adlandırılmakta, dolan suların
boşaltılması için kullanıldığı anlaşılmaktadır. Bu galeri de Mausoleion'dan
önceye aittir. Koridorun sonunda, solda büyük bir mezar odasına açılmaktadır.
Bu oda ana kaya oyulmak
suretiyle yapılmıştır. Mausoleion'a bakan yönünde de bir pencere bulunmaktadır.
Bu mezar odasının yanında daha önce Newton tarafından açılan bir başka mezar
odası varsa da, bu oda Danimarkalıların yaptığı kazı sırasında açılmamıştır.
Pencere diye adlandırılan bölümün altında anıtı çevreleyen galerinin devamı
görülmektedir. Bacalar yapım kolaylığı sağlamak için açılmıştır. Bacaların bir
kısmı kazı alanında görüleceği gibi kuyulara dönüştürülmüştür. Çukurun güneyinde
görülen dikdörtgen taş bloklardan yapılmış ayakların neye yaradığı
anlaşılamamıştır. Asıl mezar odasına giren merdivenler Newton'un anlattığı gibi
ana kaya içine oyulmuş basamaklar değildir. Bu basamakların bir kısmı kesme
taşlardan yapılmıştır.
Danimarkalıların yaptığı
kazı sırasında merdivenlerin dibinde Newton tarafından kazılmamış alanda boğa,
koyun, keçi, horoz ve kumru kemikleri bulunmuştur. Bunlar tören sırasında kurban
edilen hayvanların kemikleridir. Mausolos'un öbür dünyada yararlanması için
konulmuştur. Burada görülen kanal Mausoleion mezar anıtına aittir. Açık hava
müzesinin doğu bahçe duvarının sağ köşesine yakın bir yerde bulunan kapıdan
dışarı çıkıldığında Mausoleion mezar anıtının kutsal alanı çevreleyen peribolos
duvarının bir kısmı görülmektedir. Müze binası kapalı ve yarı açık olmak üzere
iki bölümden oluşmaktadır. Kapalı bölümündeki topografik harita ve Mausoleion
maketi burayı gezenlere yapıyı ve şehri daha iyi bir şekilde tanıtmaktadır.
|»
“D. Yedi Harikası” Sayfasına Dön! «
|
Not:
İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir…
|