http://img523.imageshack.us/img523/3/turkceyasamblogcucomustgz2.png

» Ana Sayfa | » Oyun | » Yemek - Mutfak | » Bağlantılar | » İmla Kılavuzu | » Sormaca | » Reklam | » Arşiv | » Kayıt Ol | » İletişim


Türk Dili

» Türkçenin Tarihi
» Alfabelerimiz
» Orhun Abideleri
» Yazım ve Noktalama
» Anlatım Bozuklukları
» Sözcükte Anlam
» Cümlede Anlam
» Paragraf
» Sözcük Türleri
» Ekler ve Sözcük Yapısı
» Cümlenin Öğeleri
» Fiil Çatısı
» Cümle Türleri
» Ses Bilgisi
» Atasözleri
» Deyimler
» Yazılı-Sözlü Anlatım
» Önemli Türkologlar
» Türkoloji Makaleleri
» Hızlı Okuma Testi
» Bulmacalar

» Dilimizle İlgili Yazılar

» Devamı »




Son Eklenenler

Okulda Şiddet
16. Hazar Şiir Akşamları
Yapmazsak, Olacaklar…
…Bozkurt Resimleri…
Lehçe, Şive ve Ağız Nedir?
Karlı Dağlardaki Sır Belgeseli
Milli Bilinç Yoksunluğu
30 Ağustos Zafer Bayramı Kutlu Olsun!
Türk Dünyasının Büyük Kaybı - Cengiz Aytmatov Uçmağa Vardı
Azerbaycanlı Soydaşımızın Sitemi

Tüm Yazılara Bak !


Haberler

» Türkçe Haberleri
» Eğitim Haberleri
» Teknoloji Haberleri
» Bilimsel Haberler
» Yaşam Haberleri

Dosyalar

» Sunular
» Resimler
» Görüntüler
» Günlük-Yıllık Planlar
» Egzersiz Planları
» Zümreler
» Yönetmelikler
» İş günü Takvimi
» Belirli Gün ve Haftalar
» İcatlar ve Buluşlar

Türk Tarihi-Kültürü

» Atatürk
» Öz Türkçe Adlar
» Türk Adının Anlamı
» Türklerin Ana yurdu
» Türk Tarihi
» Türk Sultanları
» Çanakkale ve Savaş
» İl İl Türkiye
» Türklük Bilginizi Sınayın!

» Devamı »


İslamiyet

» Hz.Peygamber'in Hayatı
» Veda Hutbesi
» Abdest
» Namaz
» Kırk Hadis
» Dini Terimler
» Günlük Dualar
» 32 Farz
» 54 Farz

Bilgisayar-İnternet

» Programlar
» Bilgisayar Terimleri
» Bilgisayar İpuçları
» Msn
» Gmail Dağıtımı
» Renk Paleti
» Site Tasarım Kaynakları
» Hesap Makinesi
» Meta Tag Oluştur

» E-Posta Grubumuz

» Devamı »


Karışık Başlıklar

» Güzel Sözler
» İlginç Bilgiler
» Bunları Biliyor musunuz?
» Dünyanın Yedi Harikası
» Kitap Tanıtımları
» Sinema - Televizyon
» Rüya Tabirleri-Astroloji
» Hazır (Kısa) Cevaplar
» Müzik

..:: YAZILAR ::..



http://turkce.yasammm.5.googlepages.com/Yazi.gif Yazı Başlığı: Türk Edebiyatı'nda Mektup (Türünün Tarihi Gelişimi)
Tarih Eklenme Tarihi: Ekim 3, 2007


Türk Edebiyatı'nda Mektup


"http://www.disleksi.org/mektup.gif" grafik dosyası hatalı olduğu için gösterilemiyor.


"Mektup, "Bir şey haber vermek, bir şey sormak veya istemek için, birine çoğunlukla posta yoluyla gönderilen, zarfa konulmuş yazılı kâğıt, nâme" demektir.(1) Bir başka tarifle,"Yazılı nesne, yazılmış şey" demektir. Farsçası nâme, Türkçesi betik, bitigdir. Birbirinden uzakta bulunan kişi ve kurumlar arasında haberleşmeyi sağlayan bir yazı türü. Mektuplar, insanların bilgi, görüş ve düşüncelerini birbirine bildirmek, istek ve dileklerini iletmek için sık sık kullandıkları bir araçtır.(2).


Mektubun Türk dünyasındaki yeri henüz açıklığa kavuşmamakla beraber, "MS.580 yılında İstanbul'a gönderilen diplomatik bir mektup ve daha sonraki yüzyıllarda Uygur prenslerinin yazdıkları mektuplar ele geçmiştir. Bunların dışında diğer Türk hükümdarlarının da komşularına veya devlet adamlarına siyasî nitelikte mektuplar gönderdikleri şüphesizdir. Türk edebiyatında mektup türünü Anadolu'ya yerleştikten sonraki tarih içinde takip edebiliyoruz. "(3)

17. Yüzyıldan sonra edebiyat türü olarak gelişen mektup, 19. yüzyılda büyük bir önem kazanır. Bunda okur yazar oranın artmasının, 1820 yılından sonra mektup zarfının ve posta pulunun kullanılmaya başlanmasıyla, posta hizmetlerinin düzenli hale gelmesinin büyük rolü olmuştur.

Günümüzde en çok kullanılan nev’ilerden biri olan mektup, "temelde bir haberleşme aracı" olmasıyla beraber kompozisyon ve taşıdığı üslup nitelikleri bakımından edebî bir değer ihtiva eder. Bunun yanında mektuplar, edebiyat tarihçisi için olduğu kadar bir tarihçi içinde belge niteliği taşımaktadır.

Mektuplar, her milletin edebiyatında önemli bir yere sahip olan edebi bir türdür. Klasik edebiyatımızda "bir şeyi meydana getiren, bina eden mânâsına umumiyetle nesir karşılığı inşa, nâsir yerine münşî sıfatı" kullanılırdı. Münşî "edebî ilimlere vâkıf, bir maddeyi neşren ve mükemmel surette kaleme alabilen, kâtip demektir." (4)

Bu münşilerin çoğu "Mektupçuluk, Vaka-nüvislik, Reis'ülküttaplık, Sadr-ı azamlık v.b.yüksek me'muriyetler işgal eden kimseler, şairler, müdürrisler, ilim adamlarıdır. Feridun Bey, Abd'ül Celil Bin Yusuf, Celalzâde Salih, Lâmiî, Kınalızade Ali Çelebi XVI. asrın; Okçuzâde Mehemmed Şâhî, Yenicevardan'ndan Şeyhzâde Mehemmed, Bosnalı Abd'ül-Kerim, Dukabinzâde Osman, Vânî Mehemmed, Âlî, Nabî, Veysî ve Nergisî XVII. yüzyılın; İshak Hocası, Ahmet Efendi, Bursalı Buhaeddin, Nazmîzâde Hüseyin Murteza, Kânî, Ragıp Paşa XVIII. asır Türk edebiyatının meşhur münşileridir ve münşeat mecmuaları vardır"(5). Bunun yanında 19. yüzyılın başlarında ve Tanzimat'tan sonra da birçok münşinin yetiştiği görülür."Antebli Mehmed Münib, Diyarbakırlı Şa'ban Kâmî v.b."(6).

Klasik edebiyat döneminde mektup kavramını karşılayan kelimeler oldukça çeşitlidir: "Tabiî bu değişik adlar, mektubu yazanla yazılanın çeşitli durumları gözönüne alınarak verilmiştir. Dostluk, kardeşlik, sevgi belirten mektuplara muhabbetnâme, meveddetnâme, uhuvvetnâme, rütbece alt durumda olanın üste yazdığı mektuplara ariza, şukka; alçak gönüllülük göstermek için bazen varakpâre denildiği de olmuştur. Bunlara ek olarak halk dilinde (âşık edebiyatında) mektuba kâğıt, gam yükü, gönül dili, çile bohçası, nâme gibi isimler verilmesi yanında, sevgiliden âşığa -sözlü olarak- gelen haberin yazılmamış ferman, bu haberin sevindirici olması halinde de şekerli hurma adını aldığı belirtilmelidir.


Düzyazı, mektup yazanlar münşî, devletin ve sarayın resmi yazıcılığını yapanlar da nişancı, tevkiî gibi adlar almışladır. Münşilerin yazdığı özel veya resmî mektuplarla başka nesirlerin toplandığı kitaba münşeat (Feridun Beyin Müşeâtu's-selâtin'i gibi), yalnızca mektupların toplandığı esere mektûbât (Mektûbât-ı Şeyh Aziz Hüdâî) denildiği gibi çeşitli adlar taşıyanlar da vardır: Nüzhet Mehmet Efendi'nin Muaddilü'l-imlâ ve Mükemmelü'l-inşa(1885)'sı Hayret Efendi'nin Riyâzu'l-kütebâ ve hıyâzu'l-üdeba(1826)'ı böyle eserlerdir"(7).

Münşilerin işledikleri konular sosyal hayattan pek ayrı olmasa da, kullandıkları dil tabilikten uzak, mutantan, türlü edebî sanatları içeren ağdalı bir dildir. "Münşeatların bir kısmı didaktik nitelik taşır. Ümera, hükemâ, sâdât, şuara, ulema, guzât, kudât, meşayih, vüzera için yazılacak mektup ve yazıların başlıkları, hatimeleri, yazılana uygun düşecek cümleler, ibareler beyitler, örnekler verirler "(8).

Tanzimat'dan sonra bir çok tanınmış şahsiyet Garp edebiyatından roman, tiyatro gibi nev’ilerden tercüme yaptığı gibi, mektup türünde de tercüme yapılmıştır: "Jean-Jacques Rousseau'nun Novvelle Heloise'inden iki mektubu Münif Paşa, aynı eserde bir başka mektubu Pertev Paşa; Recaizade Ekrem ve Ahmet Mithat, Alexandre Dumas Fils'in La Dame Aux Camelias'ından birer mektubu Türkçe'ye tercüme ettiler".(9)

Bir mektup genellikle giriş, gelişme, sonuç gibi bölümlerden ve tarih, hitap ve imzadan müteşekkildir. Mektuplar genellikle nesir olarak yazılsa da, edebiyatımızda manzum olarak yazılmış edebî mektuplar da mevcuttur. Hususî mektupların yanında edebiyatımızda, tenkit ve münakaşa, roman, hikâye, seyahat; makale, röportaj, sohbet gibi nev'ilerde yazılan mektuplar da vardır.

Tanzimat'tan sonra, "Fransız mefkûresinden mülhem olarak" memleketimizin içinde siyasî, edebî ve birçok sahada meydana gelen değişiklikler neticesinde bazı simaların firar etmeleri ve sürgüne gönderilmeleri sonucunda bir tenkit ve münakaşa ortamı doğmuştur. Bu konuda yazılmış mektuplara şunları örnek gösterebiliriz: "Namık Kemal'in, Ziya Paşa tarafından hazırlanan bir şiir antolojisi (Harabat) için yazdığı Tahrib-i Harabat (1885) ve Takib-i Harabat (1885) ile Mecmua-i İrfan Paşa da yeni bir şiir anlayışına karşı çıkılması üzerine kaleme aldığı Îrfan Paşa'ya Mektub'u (1885), Recaizade'nin Mes Prisons (1869) adlı çevirisiyle ilgili olarak yazdığı Mes Prisons Muahazenâmesi (1885), Muallim Naci ile Şeyh Vasfi'nin o dönem şiirimizle ilgili görüş alışverişlerini ortaya koyan on iki mektupluk Şöyle Böyle adlı eser (1886), yine Muallim Naci’nin Beşir Fuad’a yazdığı Victore Hugo monografisi dolayısıyla başlattığı ve yedi mektup süren münakaşalarını içine alan İntikad (1888), Corneille’nin Cid’ini tenkitli özet şeklinde yayımlayan Ahmet Mithat’ın Sait Bey ile olan münakaşa mektuplarını bir araya getiren Sait Beyefendi Hazretlerine Cevap (1898), Ali Canip'in Cenap Şahabeddin ile dilde sadelik, Türkçülük konularındaki münakaşalarından meydana gelen altı mektubunu topladığı Milli Edebiyat Meselesi ve Cenap Bey'le Münakaşalarım (1918), Cenap Şahabettin’in alaylı bir dille "Oğluma Mektup" başlığı altındaki didaktik hüviyetli pek çok mektubunun toplandığı Evrâk-ı Eyyam (1915), Nurullah Ataç'ın çeşitli sanat konularındaki görüşlerini belirttiği mektuplarından oluşan Okuruma Mektuplar (1958)"(10).

Edebiyatımızda mektup tarzında ilk romanı, "Hüseyin Rahmi Gürpınar denemiş ve karı koca geçimsizliğini ele aldığı Mutallaka'yı yazmıştır. Daha sonra yazdığı Sevda Peşinde'nin ikinci bölümü, Ömer Seyfettin'in Bahar ve Kelebekler, Tarih Ezeli Bir Tekerrürdür, Aşk ve Ayak Parmaklan, Sivrisinek, Lokantanın Esrarı, Memlekete Mektup hikâyeleri; Halide Edip Adıvar'ın Handan romanı, Harap Mabetler'deki imzasız mektuplar hikâyesi; Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun Kadınlık ve Kadınlarımız, Bir Serencam, Milli Savaş Hikâyeleri, Okun Ucundan'daki hikâyeleri; Reşat Nuri Güntekin'in Sönmüş Yaldızlar, Bir Damla Gözyaşı, Bir Hazin Hakikat, Yalan, Bir Hayal Kırıklığı, Kumandanın Şoförü hikâyeleri mektup tarzındadır. Bunlardan başka Halit Ziya, Mehmet Rauf, Ahmet Hikmet Müftüoğlu ve Sait Faik'in bir kısım hikâyeleri de mektup şeklinde yazılmışlardır"(11).

Bazı yerlere yapılan seyahatler de bazen mektup türünde yazılmıştır "Cenap Şahabeddin'in Hac Yolunda (1909) ve Avrupa Mektupları (1931), Ahmet Rasim'in Romanya Mektupları (1916), Falih Rıfkı'nın Londra Konferansı Mektupları (1931) ve gazete sütunlarında kalarak kitap haline henüz getirilmeyen Danimarka Mektupları, anılan yerlere yapılan seyahat sonucunda yazılmışlardır"(12).

Makale, röportaj ve sohbet türünde yazılan mektuplarda şunlardır: "Ahmed Mithat'ın iktisat, siyaset, kozmografya, matematik ile ilgili bilgiler verdiği Hallu'l-ukd (1892) ile Schopenhauer'in Hikmet-i Cedîdesi (1888), Ahbâr-ı Asara, Tamim-i enzâr (1892) adlı eserleri (makalelerden); Ahmet Rasim'in Şehir Mektupları (1912, fikra ve sohbetlerden); Mahmut Yesarî'nin Yakacık Mektupları (1938, röportajlardan) meydana gelmiştir" (13)

Edebiyatımızda az da olsa bulunan manzum mektuplarda, mektupların temel taşı olan tabilik, içtenlik oldukça zorlanır: "Şeyhî'nin Hüsrev ü Şirin'inde, Hüsrev’in Şirin'e ve Fuzûli'nin Leylâ ile Mecnûn'unda, Mecnûn'un Leylâ'ya yazdığı mektubu; Şehzade Beyazıd'ın Kanunî'ye, Kanunînin Beyazıd'a yazdıkları mektuplar; Bağdatlı Ruhî’nin devrinin bütün şairleri ile dostluk münasebeti için yazdığı kırk bir beyitlik kasidesi; Bayburtlu Zihnî’nin sevgilisine yazdığı üçer dörtlüklü iki ayrı mektubu; Ali Paşa'nın Mahmut Paşa'ya, Hafız Ahmed Paşa'nın Bağdat kuşatması sırasında IV.Murad'a, IV.Murad'ın Hafız Ahmed Paşa'ya verdiği cevabî mektupları; Edhem Pertev Paşa'nın Nefise Hanım'a annesi tarafından yazılan manzum mektubu (22 mısra); İsmail Safa'nın kardeşi Vefa'ya (üç) ve memleketi olan Trabzon'a yaptığı ziyaret dolayısıyla yazdığı mektupları, (Mevlid-i Pederi Ziyaret, 1894, yüz seksen dokuz beyit); Ziya Gökalp'in Atatürk'e hitap ettiği İstida (elli dört mısra) ve İkinci İstida (otuz iki mısra) başlıklı mektupları manzum mektuplara örnek gösterilebilir. Aka Gündüz'ün Balkan Savaşı sırasında İki Bayram'ı, Ana Mektupları (Bozgun, 1334), Halit Fahri'nin Bayram Mektubu(Cenk Duyguları, 1933), Kemalettin Kamu'nun İzmir Yollarında Son Mektup'u (N.R Evrimer, Kemaleddin Kamu, 1949), Orhan Seyfî’nin Sevgili'ye Mektup'u (Gönülden Sesler, 1928), Necip Fazıl Kısakürek'in Anneme Mektup'u (Ben ve Ötesi, 1932), Zindandan Mehmed'e Mektup'u (Çile, 1962), Bedri Rahmi'nin Birinci Mektup, İkinci Mektup (ve diğerleri, üçü birden 1953), Orhan Veli’nin Oktay'a Mektuplar’ı (Bütün Şiirleri 1960) edebiyatımızda belli başlı manzum mektuplardır"(14).

Türk Edebiyatında, isim yapmış şair, yazar ve sanatkârların yalnız mektuplarının toplandığı müstakil eserler de vardır: Ali Şir Nevaî, Lâmiî Çelebi, Nâbi, Ragıp Paşa, Tokatlı Ebubekir Kânî, Nev’izâde, Azmîzâde, Ganîzâde, Akhisarlı Abdulkerim, Zaifi Pir Mehmet ve benzerlerinin münşeatları ile, Akif Paşa'nın Münşeât-ı Elhac Akif Efendi (1843) ve Muharrerat-ı Hususuye-i Akif Paşa (1883) adlı eserleri; Namık Kemal'in hususî mektupları (C.I, II, III, Haz.F.A.Tansel, 1967, 1969, 1973), Abdühlak Hamid Tarhan'ın Mektuplar'ı (2 C. 1918), Muallim Naci'nin Mektuplarım'ı (1886), Ziya Gökalp'in Limni ve Malta Mektupları (Haz: F.A.Tansel, 1965), Cahit Sıtkı Tarancı'nın Ziya'ya Mektupları (1957), Yaşar Nabi'nin Dost Mektupları (1972), Ahmet Hamdi Tanpınar'ın mektupları (Haz:Zeynep Kerman, 1974), Nazım Hikmet’in Kemal Tahir'e Mapushaneden Mektupları (1968) bunlardan bazılarıdır.

Kaynakça


1-Türkçe Sözlük, Türk Dil Kurumu Yayınları, 549, Ankara-1988, s.1003.
2-Türk Dili ve Edebiyatı Ansiklopedisi, Dergâh Yayınları, İstanbul-1986, cilt:6, s.231.
3-a.g.e., s.232.
4- Fevziye Abdullah Tansel, “Türk edebiyatında Mektup”, Tercüme, 1964, cilt:16, no:77-80, s.386.
5.a.g.m., s.386-387.
6- a.g.m., s.387.
7-Türk Dili ve Edebiyatı Ansiklopedisi, Dergâh Yayınları, İstanbul-1986, cilt:6, s.232.
8- a.g.e., s.232.
9- Fevziye Abdullah Tansel, “Türk edebiyatında Mektup”, Tercüme, 1964, cilt:16, no:77-80, s.399.
10- Türk Dili ve Edebiyatı Ansiklopedisi, Dergâh Yayınları, İstanbul-1986, cilt:6, s.234-235.
11- a.g.e., s.234.
12- a.g.e., s.235.
13- a.g.e., s.235.
14- a.g.e., s.235-236.


Mehmet Nuri PARMAKSIZ
07.01.2007

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu



Yorum Yaz ! Yorum Yaz Yazdır ! Yazdır Tavsiye Et ! Tavsiye Et

Yorumu yazan: sıfırcı
Tarih: Ekim 14, 2008 | Konu: :(:(:(:(:(
bulamıyorummmmm!!!!!!!!!! türk ve dünya edebiyatında mektup türünün tarihsel gelişimi yokkkk

Yorumu yazan: başak
Tarih: Ekim 11, 2008 | Konu: mektup
çok saolun ama keşke birkaç mektup örneğide yazsaydınız:(

Yorumu yazan: huzurcity
Tarih: Eylül 24, 2008 | Konu: tebrikler
Bu yazı ödevimi yapmaya cok yarada çok sağol.

www.huzurcity.blogcu.com

Yorumu yazan: büşra
Tarih: Şubat 27, 2008 | Konu: yardım lütfen
Arkadaşlar benim bir ödevim var bunun için sizlerden yardım istiyorum.İlgili kişiler olursa şimdiden teşekkür ederim.

Türk ve dünya edebiyatında sohbet türünün önemli temsilcileri ve bunların eserleriyle ilgili bir sunum yapmam gerekiyor.Açıkcası çok fazla kaynak bulamadım okuyan arkadaşlarım lütfen yardımlarınızı bekliyorum..

Düzenleyen turkceyasam gün: February 28, 2008 saat: 10:56

Yorumu yazan: meltem
Tarih: Aralık 5, 2007 | Konu: tsk
cok guzel ama yetersız bılgı vermıssınız dunya ve turk edebıyatı temsılcılerını hakkında da bılgı verseydınız daha guzel olurdu bılgılerınız ıcın tesekkurler

Yorumu yazan: isimsiz
Tarih: Kasım 30, 2007 | Konu: edebiyat ödevi
bana haber yazısının açıklamaını ve tarihsel gelişimini gönderebilir misiniz
türk ve dünya edebiyatında gazetenin tarihsel gelişimi hakkında bilgi yollar mısınız

Düzenleyen turkceyasam gün: December 1, 2007 saat: 00:08

Yorumu yazan: isimsiz
Tarih: Kasım 25, 2007 | Konu: mektup
mektupla ilgili aradığım herşey var çok işime yaradı teşekkür ederim

Yorumu yazan: selen
Tarih: Kasım 18, 2007 | Konu: mektup
gerçekten çok teşekkür ederim bizim hoca yapmayanlara sözlüsüne 0 veriyor yercücesi işte çoooooooooooooooooooooooooookk teşekküüüüüüüüüüüüür ederim size çooooook minnettarım bbbbby öptüm

Yorumu yazan: özge
Tarih: Kasım 8, 2007 | Konu: ricam
türk ve dünya edebiyatında sohbet türünün tarihsel gelişimi önemli temsilcileri ve eserleri hakkında bilgi verebilirseniz sevinirim teşekkürler.

Yorumu yazan: seri
Tarih: Kasım 6, 2007 | Konu: Merhaba,
Merhabalar buraya ne bir ödev ne bir konu bulmak için girdim.Edebiyat öğretmenlerinin bir arada olduğu yorum bırakabildiği bir site arıyordum.Hayatında en çok edebiyat öğretmeni olmak isteyen, fakat seçmiş olduğu okul ve şartların gazabına uğramış bir kişiyim.25 yaşındayım, evliyim, muhasebeciyim, fakat hala öğrenmek istiyorum.Böyle bir site açtığınız için size ne kadar teşekkür etsem azdır, şuan ki gençlerin bulundukları durumu iyi değerlendirmelerini, bugünlerin bir daha geri gelmeyeceğini, ne kadar şanslı olduklarını bilmelerini isterim.Belki 2 tuşla aradığın konuyu bulmak şans belki ama, kütüphanenin sessizliğinde azimle konuyu araştırmak, arkadaşlar arasında işbirliği içinde bilgi alışverişinde bulunmak, bulamayınca içine düşen kaygı, korku bence dünyalara bedel duygular...Bu site için ellerinize,yüreğinize,emeğinize sağlık...Her zaman görüşmek isterim, saygı ve selamlarımla...(sizden çok uzan olan bir bloğa da ben sahibim, benim de en büyük hobim yemek yapmak...http://ugurbocegimleafiyetle.blogspot.com/)

Yorumu yazan: turkceyasam
Tarih: Kasım 3, 2007 | Konu: Biyografi Türünün Özellikleri (Tarihi Gelişimi ve Temsilcileri)
Arkadaşlar "Biyografi Türü ve Tarihi Gelişimi" konusunda bir yazı ekledim. Yazıya aşağıdaki adresten ulaşabilirsiniz.

http://turkceyasam.blogcu.com/4514286/
Umarım işinize yarar.

Esenlikle...

Düzenleyen turkceyasam gün: November 6, 2007 saat: 13:14

Yorumu yazan: EBRU
Tarih: Kasım 1, 2007 | Konu: TŞK
ÖDEVİMİ BULMAMA YARDIMCI OLDUĞUNUZ İÇİN TŞK EDERİM

Yorumu yazan: isimsiz
Tarih: Kasım 1, 2007 | Konu: mektup
süpersiniz işime çoooooooooook yaradı:) TEŞEKKÜRLERRRRRRR:))))

Yorumu yazan: isimsiz
Tarih: Kasım 1, 2007 | Konu: mektup
iğrenc duzenlı baslıklar altında toplasanız tam super olacak

Yorumu yazan: Yalçınn
Tarih: Ekim 31, 2007 | Konu: Türk ve Dünya Edebiyatında Mektup Türünün Tarihi Gelişimi ve Temsilcileri
Arkadaşlar bulduğum birkaç konuyu buraya ekliyorum.

Türk Edebiyatında Mektup



Bazı Arkadaşlar Türk Edebiyatında Mektup türü konusunda yardımcı olmamı istediler.Bulabildiklerimi siteye eklemeye devam edicem.Umarım yararlı olur.

E.B



Mektup... Yazarın bilinmeyeni

Sema Rifat, birbirinden önemli yazar ve şairlerinin mektuplarından örnekler seçip, bu yazın türünün ne kadar önemli olduğunun altını çiziyor

YAZAR MEKTUPLARI
Hazırlayan: Sema Rifat, Dünya Kitapları

İnsanlararası ilişkilerin sanal bir dünyaya hapsolduğu günümüzde, 'mektup'un bir edebiyat türü olarak taşıdığı önemin daha bir farkına varıyoruz. Harflerin, kelimelerin cümlelerin bu sanal ilişkide de birtakım duygusal doyuruculukları olabilir. Ama, bir yazının keşfinde-hele bu yazı bir mektupsa-yazanın duygu ve düşünceleri biraz da harfleri nasıl 'çizdiğine', kelimelerin yarattığı ışığa ve kurulan cümlenin-ister düzgün ve okunaklı, isterse çarpık çurpuk olsun-sesi ve doyuruculuğunun da önemli etkisi vardır. Elyazmalarıyla aktarılan duygusallığı değil daktiloyla yazılanlarla, hele ki e-posta mektuplarla karşılaştırmak neredeyse imkânsızdır. Edebiyatın içinde, bu noktada mektup hep mütevazı ama o denli de güçlü bir dal olagelmiştir. Günümüzde, andığımız nedenlerden dolayı bu edebiyat dalının kaybolmaya doğru gittiğini söyleyebiliriz.
Bu yazın dalının tükenişine bir tür tepkiyi simgeleyen bir seçkiyle haftalar önce karşılaştık. Sema Rifat'ın hazırladığı bu seçkinin adı Yazar Mektupları. Rifat, dünyanın ve Türkiye'nin birbirinden önemli yazar ve şairlerinin mektuplarından örnekler seçip, bu yazın türünün ne denli özel bir öneme haiz olduğunun altını çiziyor. Batı dünyasının çeşitli ülkelerinden, çoğu adlarıyla dünya yazınında bir ekol olmuş yazarların ve Türk edebiyatının sayısız seçkin simasının en özel duygularını, yaşadıkları tutkulu aşklarını, yalnızlıklarını, yoksulluklarını, ikilemlerini ve yazara-şiire bakışlarını bu mektuplarda bulmak mümkün.

Onların özel dünyası
Edebiyat ortamımızın önemli çevirmenlerinden de biri olan Sema Rifat'ın, uzmanlaştığı iki dilden biri olan Fransızca ve Fransız edebiyatına görece daha hakim olmasının sonucu olarak, mektuplarını kitaba aldığı Fransız yazar ve şairlerin sayısı daha çok. Rifat'ın editörlüğünde şekillenen, seçilen diğer mektuplarsa, İngiliz, Amerika, İspanyol, Rus ve Alman edebiyatının birbirinden önemli yazarlarının. Türk yazarlar arasında mektupları kitaba alınan en eski yazar, Namık Kemal. Bu dizinin son örneğiyse 1931 doğumlu Cemal Süreya.
Bu mektuplar yoluyla, yazarların kendine has giz dünyalarına çoğu mektupta ulaşma imkânı buluyor okur. Ama aynı oranda da, Türkiye'de yazar olmanın bedellerini de bu mektuplar yoluyla bir kez daha keşfetme imkânı buluyoruz. Yazarların birtakım özel hayat ve ilişkileri, yazdıkları yapıtlara tabii ki bire bir girmez. Hatta, öyle edebi metinler vardır ki, yazanın özel dünyasına ulaşmamızı hiçbir zaman sağlayamaz. İşte kitaptaki mektupların çekici yanı, yazarların yapıtları yoluyla ulaşamadığımız özel dünya ve ilişkilerine nüfuz etme imkânı.
Öte yandansa, bazı mektuplar yoluyla, yazarlarının onları besleyen kişisel veya toplumsal ortamlarını daha çok fark edip, yazdıkları metinleri ayrı bir gözle değerlendirme olanağı yaratması. Tüm bunların ötesinde yine de en belirleyici olan, bu yazarların gündelik ilişkilerinde yaşadıkları dramları, coşkuları ve tutkuları tüm çıplaklığıyla ele vermeleri. Bu önemli yazar ve şairlerin kaleme aldıkları her mektubu, yapıtlarındaki denli özenli, edebi mektuplar olarak düşünmek zor. Ama, yazdıkları kişisel mektuplar da olsa, bir metin kaleme alır gibi mektup yazmış yazarlarla karşılaşılıyor.

Eser öncesi ön-metinler
Yazar Mektupları kitabının bir başka ayrıcalığı, kitabın editörü Sema Rifat'ın, kısa giriş yazısının ardından 'Yazar Mektupları' adlı uzunca bir incelemeyi de kaleme alması. Rifat, önce, bir 'bildirişim aracı' olarak mektubun ne anlam ifade ettiğinin üstünde dururken, hemen ardından, bir 'nesne olarak mektup' ve 'metin olarak mektup'un yapıları gereği nasıl bir anlam taşıdığının, ayırıcı özelliklerinin üstünde duruyor. Mektup'un bir metin olmanın yanında, bir tür ön-metin olabileceğini de vurguluyor. Yani, birçok yazarın özgün yapıtlarını nasıl kaleme aldığı ve onları anlamamız noktasında, mektup'un ciddi bir ön-metin rolüne sahip olabileceğini hatırlatıyor. Rifat, kitapta yer alan yazar ve şairlerin içinde yaşadıkları zaman dilimi ve kimlikleri konusunda da okura önemli bilgiler aktarıyor.
Kitabın Türkiyeli yazarlara ayrılan bölümü ise 'Türk Yazınında Mektup' adlı önemli bir yazıyla başlıyor. Bu yazıyı kaleme Kemal Bek almış. Söz konusu, edebiyat türünün Türkiye'deki kökleri, nasıl şekillendiği ve ne ölçüde önemli bir role sahip olduğu noktasında özenli bilgilerle bezeli bir metin. Bek, mektup sözcüğünün etimolojisiyle başladığı girişin ardından mektubun ne denli önemli bir iletişim aracı olduğunun altını çiziyor öncelikle. Bunun ardındansa, Tanzimat öncesinde de bu yazın biçiminin çeşitli şekillerde nasıl var olduğu hakkında bilgiler verip, Tanzimat'tan günümüze Türk yazınında mektubun önemi ve taşıdığı rol üzerine değerlendirmeler yapıyor. Yazar, bu metni oluştururken, mektupları kitaba alınan yazarları ana eksen almaya da özen göstermiş. Metninin başlarında Kemal Demiray'ın yıllar önce Nurullah Ataç'la yaptığı bir söyleşide, ünlü edebiyatçının mektubu tanımlayışı ve kavrayışına bir anlamda sahip çıkıyor. Alıntılanan kesitin içinden biz de iki üç cümleyi aktaralım. Yazıyla mektubun ayrımını şöyle ifadelendirmiş Ataç: "Evet, her yazı bir mektuptur; ama her yazı mektup gibi yazılmaz. Mektup yazan adam ille bir konuda kalacağım diye çırpınmaz, oradan oraya geçer, yukarda bir diyeceğini unutmuşsa, onu aşağıya yazıverir; kendinden açar, ahbaplarını, arkadaşlarını anlatır". Bek'de aslında Ataç'ın bu yaklaşımına yakın olduğunu yazısında işaretliyor. Sema Rifat'ın seçtiği mektuplarla, Bek'in metni arasındaki yakınlık, kitabın hazırlanmasındaki özenin bir başka göstergesi.
Geçmiş yüzyıl ve hatta on yıllarda posta ulaşımının ne denli uzun bir zamanı kapsadığı bilinse de, mektup, duyguları ikinci bir kişiyle paylaşma çaba ve sabrının en iyi yolu. Mektuptaki safiyet ve içtenliği, yer yer özgün edebi metinlerde bile zor bulduğumuzu hatırlamakta yarar var. Yazar Mektupları bu noktada her gün daha yalnızlaşan, yabancılaşan insanın tüm çelişkileriyle gerçek yüzünü yansıtması noktasında özel bir değere sahip. Bir de kağıt üzerine, kelimelerden oluşan bir yazı resminin gitgide aynılaştığı, kopyalandığı günümüze nostaljik bir alternatif özelliği taşıyor.
Kitapta o kadar çok duygu yüklü, insanın kaosunu, ikilemlerini ve tutkularını yansıtan mektup var ki, bu yazıda birkaç cümle alıntılamak kitabın tümüne hakaret gibi. Çünkü, öncesi ve sonrası da alıntılanmadan bir mektubu okura sunmak anlamsız olduğu kadar çirkinde. Son olarak bu kitapta mektuplarıyla var olan yazar ve şairlerin birkaçının adı bile yazdıkları mektupların ayrıcalığını kendiliğinden yansıtmış olacak. İşte size anımsatmak istediğim kitaptaki birkaç mektup sahibi: Stendhal, Balzac, Victor Hugo, Proust, Joyce, D. H. Lawrence, Lorca, Mayakovski, Kafka, Ahmet Haşim, A. H. Tanpınar, M. C. Anday, Behçet Necatigil ve Memet Fuat.

Gustave Falubert (1825-1880)
Fransız yazarı Gustave Flaubert yakın arkadaşı ve sevgilisi Loise Colet'ye ünlü romanı Madam Bovary'yi nasıl yoğun bir çalışma temposu içinde oluşturduğundan, yaşadığı ruhsal durumlardan söz ediyor.

24 Nisan 1852
Yakınan ve bezginlik yüklü mektubuna daha önce yanıt veremeyişimin nedeni büyük bir çalışma krizine girmiş olmamdır. Dün değil evvelki gün saat sabahın 5'inde, dün de 3'te yattım; geçen Pazartesinden beri her şeyi bir yana bıraktım ve çalışmayı ilerletememekten sıkkın bir halde, harıl harıl yalnızca Bovary'ciğimle ilgilendim. Şimdi de şu benim baloya geldim, ona da pazartesi başlayacağım. Beni gördüğünden bu yana dolu dolu yirmi beş sayfa yazdım (altı haftada yirmi beş sayfa), kolay olmadı, akşam yazdıklarımı Bouilhet'ye okuyacağım. Bunlar üstünde o kadar çalıştım, o kadar değişiklik yaptım, bunları öyle işledim ki, şimdi artık hiçbir şey anlamaz duruma geldim.
Bezginliklerinden söz ediyorsun bana: Sen bir de benimkileri görebilseydin!(...) Çetin bir yaşam sürüyorum, dış dünyanın her türlü sevincinden yoksun bir yaşam, hiçbir dayanağım da yok, bir çeşit sürekli öfke dışında; bu öfke zaman zaman yeterince güçlü olamıyor, ama hep var. İşimi çılgıncasına ve sapıkçasına seviyorum, tıpkı bir çilecinin çile doldurmak için sarındığı o at kılı kuşağını sevmesi gibi. Kimi kez, kendimi yetersiz bulduğumda, istediğimi anlatamadığımda, uzun uzun bir şeyler çiziktirdiğimde bir tek tümce bile kuramadığımı fark ediyorum, divanın üstüne çöküyor, şaşkın bir halde içimdeki bir sıkıntı bataklığında böylece kalakalıyorum.
Kendimden nefret ediyorum, büyük sıkıntının ardından, soluğumu kesen o gurur çılgınlığıyla suçluyorum kendimi. On beş dakika sonra her şey değişiyor; kalbim sevinçten küt küt atıyor. Geçen Çarşamba kalkıp mendilimi almak zorunda kaldım; yaşlar yanağımdan aşağıya süzülüyordu. Yazarken duygulanmıştım, hem kendi düşüncelerimden doğan heyecanın, hem bunu yansıtan tümcenin, hem de onu bulmuş olmanın verdiği hoşnutluğun tadını çıkarıyordum büyük bir zevkle. (...).
L'oeuvre de Flaubert, haz. Claude
Cuenot, Paris, Hachette, 1952
Kitaptan

Amerikan Edebiyatında mektup

Amerikan yazınında mektup türünün önem kazandığı çağ, tıpkı ingiliz yazınında olduğu gibi on sekizinci yüzyıldır. Bu yüzyılda gazetelerin dergilerin geniş ölçüde yayılması ile mektup, hem toplumsal hem de politik konuların tartışılmasında sık sık kullanılan bir yazı biçimi olur. Amerikan yazınında mektup türünün evrimiyle ilgili önemli bir nokta, başlangıçta bu türün örneklerinin çoğunlukla politik olmasıdır. Benjamin Franklin (1706-1790) mektup biçiminde kaleme aldığı birtakım gazete yazılarında da, özel yazışmalarında da sık sık toplumsal politik konulara değinir.

Michel Guillaume Jean Crevecoeur’un (1735-1813) Letters from an American Farmer (1782) adlı kitabındaki on iki mektup-deneme ise Franklin’in mektuplarından başka bir havadadır. Bu mektuplarda, Yeni Dünya’daki yaşamın koşulları, göz kamaştırıcı büyüsü, bir Amerikan çiftçisinin ağzından dile getirilir. Mektupların hepsinde, doğa karşısında Rousseau’cu bir coşkunluk ağır basmakla birlikte, Crevecoeur Yeni Dünya’da toprağı işlemenin çetin yönlerini, azgın doğal güçlerle savaşma zorunluluğunu, kızılderililerin saldırılarını, toplumdaki yeni devrimin sonucu olan yıkımları gerçekçi bir gözlemle anlatır. Bu mektuplarda baştan sona, Amerika’nın bütün dünya insanlarına mutlu bir barınak olabileceği yolundaki iyimser inanç sık sık kendini duyurur. Amerikan düşünürü Ralph Waldo Emerson’un (1803-1882) ingiliz yazarı Carlyle ile yazışmaları da mektup edebiyatının önemli örneklerini kapsar. Emerson ile Carlyle arasında büyük bir dostluk vardır. Carlyle’ı, Wordsworth’u, Coleridge’i görmek için 1833’te kalkar İngiltere’ye gider Emerson bir ara. Carlyle ile yazışmaları da 1888’de The Correspondence of Carlyle and Emerson başlığıyla yayımlanır.Bu mektuplarında Emerson’ın toplum, doğa, sanat konusundaki görüşleri ayrıntılı olarak dile gelir. Emerson, mektuplarıyla genç Whitman’ı da desteklemiş, onu başlangıçta yüreklendirmiş, alkışlamış bir yazardır.

İyi bir mektup ustası olarak anılan yazarlardan biri de Edgar Allan Poe’dur (1809-1849). Kişisel mektuplarının ilginçliği yanı sıra Poe, şiirlerinin üçüncü basımında, düşgücünün Coleridge ile Wordsworth’un dediği gibi mantıkla denetlenmesine karşı çıkan önsözünü de "Letter to Mr.B." diye başlayan bir mektup biçiminde yazar. Emerson’ın mektuplarını derleyip yayımlayan Charles Eliot Norton (1827-1908) da önemli bir mektup yazarıdır. Çağının ileri gelen İngiliz yazarlarıyle dostluğu olan Norton’un Ruskin’ le yazışmaları da sonradan yayımlanmıştır.

En ilginç mektup yazarlarından biri, mektuplarını gene Norton’un derleyip 1904’te Letters başlığı altında üç ciltte yayımladığı James Russell Lowell’dir (1819-1891). Amerika’da bellibaşlı devlet adamlarının mektuplarının yayımına da özel bir ilgi gösterilmiştir. Sözgelişi, John Fitzpatrick’in yayımladığı Writings of George Washington (1931-1944). Abraham Lincoln’ın Collected Works, Thomas Jefferson’ın Papers başlıklı toplu basımlarında bu devlet adamlarının derlenebilen mektuplarına da yer verilir.

Yirminci yüzyıl Amerikan yazınının mektup ustaları arasında Mark Twain’in (1835-1910) özel bir yeri vardır. Tatlı, alaycı, eğlenceli anlatımıyla Mark Tvvain’in mektupları hiç eskimeyecek niteliktedir. Letters başlığıyle 1917’de yayımlanmıştır bu mektuplar. Romancı Henry James’in (1843-1916), 1920’de Percy Lubbock’ın iki çitte yayımladığı mektupları Letters ise, roman kuramı üzerine en çok kafa yoran yazarlardan biri olan James’in bu konudaki görüşlerini dile getirir yer yer, sanatının inceliklerine ışık tutar. Thomas Wolfe (1900-1938), ile Edvvin Arlington Robinson (1869-1935) da yüzyılın önemli mektup yazarları arasındadır. Bunlardan özellikle Thomas VVolfe, annesiyle yakın dostlarına yazdığı mektuplarla, bu türün ustalarından biri olarak belirir. Ustalıkta onu da geçen bir mektup yazarı ise, çağının en büyük sanatçılarıyla yazışmış, James Joyce, Wyndham Lewis, T.S. Ellot, Amy Lovvell, H.D. (Hilda Doolittle), Ford Madox Hueffer (Ford), Gertrude Stein, gibi yazarları mektuplarıyla etkilemiş, desteklemiş, yüreklendirmiş, onlara yayım olanakları aramış, yararlanmaları için gereçler yollamış olan Ezra Pound’dur (1885-1973). Henry Miller ise, Lavvrence Durrell, Anais Ninn gibi ünlülerle yazışmalarında her zaman, rahat, gerçek, dünyayı umursamaz bir yaşama ustası olarak belirir.


Türk Dili Mektup Özel Sayısı, Sayı 274, s,565-566



ÖRNEKLER

Nazım Hikmet(Mektup 8)


Nazım Hikmet'den Kemal Sülker'e



17.2.944 Bursa

Kardeşim,

Mektubunuzu aldım, mektubunuz demek sıhhat haberiniz demektir, çoktandır ondan habersizdim, haber almış olunca sevindim..................................................................

Çıkarmak istediğiniz öteki kitap hakkında - Malzeme bakımından - size hiç bir faydam dokunmayacak. Çünkü hakkımda iyi, kötü yazılan şeyleri toplamağı, biriktirmeği şimdiye kadar akıl etmedim, bundan sonra da akıl edeceğim yok galiba.. Ne yalan söyliyeyim, beni, yazıcı olarak, muayyen durumları olan profesyonel münekkitlerin, yazıcıların hakkımdaki fikirlerinden ziyade, okuyucu kütlemin tenkitleri ilgilendirir. Onların fikirlerini alabilseydim, onlar yazsalardı bu yazıları toplardım, biriktirirdim ve elbette ki bizim kafaları dört köşe profesyonellerimizden çok daha bana terbiye edici, yol gösterici faydaları dokunmuş olurdu. Bununla münekkidin rolünü inkâr ediyorum sanmayın. Bilâkis münekkide, ama meselâ Nurullah Ataca, yahud Peyami Safaya değil, münekkide, hatta isterse sosyal bakımdan düşman safında olan, sahici münekkide her yazıcının elbette ki ihtiyacı vardır.

Müsveddeleri bir kere de bana göstermek iyiliğinde bulunacağınızı söylüyorsunuz. Buna pek sevindim. şundan dolayı ki, hakkımda yazılmış bir kitapta beni en çok ilgilendiren şey, şahsım hakkında düşünceler değil, inandığım şeylerin doğru verilmiş olmasıdır.

Günler geçiyor. Hayattan memnunum, zaten ondan hiç bir vakit şikâyetçi olmadım. Hayattan korkmuyorum ki şikâyetçi olayım ve ondan ümidimi kendim için ve kendimden önce insanlarım, sevgilerim için hiç bir zaman kesmiş değilim ki şikâyet edeyim.

Gözlerinden öperim kardeşim. Sıhhatli, ümitli ve iyimser olmanızı dilerim.

Nâzım Hikmet





Birbirinden güzel mektup-romanlar da unutulacak mı? Hüseyin Rahmi’nin özel hayatına açılan mektuplar ,Reşat Nuri Güntekin’den Bir Kadın Düşmanı, Halide Edib’den Handan, Laclos’dan Tehlikeli İlişkiler, hele Dostoyevski’den İnsancıklar. Onları sakın unutmayın.

Ayrıca Nazım Hikmet'ten Mektuplar, Kemal Tahir ve Cemal Süreya'da mektup türünde çok güzel örnekler vermişlerdir.


----------------------------------------------------------------------------


Mektup Nedir? - Mektubun Tanımı

Tanım: Mektup, başka bir yerde bulunan bir kişiye, bir topluluğa ya da bir kuruma bir maksadı bildirmek için yazılan yazıdır.

Mektubun Tarihi

Mektup, yazının bulunduğu tarihe kadar ortaya çıkmış eski edebiyat türlerinden biridir. Eldeki en eski örnekler; Mısır firavunlarının diplomatik mektupları (MÖ 15. - 14. yüz yılları) ile Hitit krallarının Hattuşa (Boğazköy) arşivinde bulunan mektuplarıdır. Batı edebiyatında mektup türünün ilk örneklerini, Yunan edebiyatında görürüz. Mektup, bir edebiyat türü olarak, özellikle Latin edebiyatında gelişip yaygınlaşmıştır. Bu alanda yazanların başında Cicero (MÖ 106 - 43) gelir. Rönesanstan bu yana Avrupada çeşitli ülkelerde bu türün yaygınlaştığı görülür. Özellikle Fransada mektup türü büyük gelişme göstermiştir. Mektup türünün Türk edebiyatında epey uzun bir geçmişi vardır. Münşeatlarda (Nesir halindeki yazıları bir araya toplanmasından meydana gelen eserlere denir.) resmi ve özel mektuplara geniş yer verilirdi. Şinasi nin öncülüğünde başlayan düz anlatım akımı, mektuplarda da etkisini göstermiş; Tanzimattan bu yana yazılan özel mektuplarda yapmacıksız, doğal bir anlatım kullanılmıştır.

Mektupta Amaç

Bir haberi almak ya da vermek. Bir konuyu yazılı olarak tartışmak. Herhangi bir konuda sevincimizi ya da üzüntümüzü bildirmek. Birinden yardım dilemek ya da ona yardım etme isteğinde bulunmak. Bir işi sonuçlandırmak.

Mektupta Biçim

1. Hitap: Mektup yazılan kişiye olan ilgi ve yakınlığımıza bağlıdır. Samimi olduğumuz kişilere Canım, Dostum, yeni tanıştığımız ya da resmi olduğumuz kişilere Bay, Bayan, Sayın şeklinden hitap edebiliriz.

2. Giriş ve Gelişme: Mektubun amacını belirten bölümdür. Amaca doğrudan doğruya girilir. Bir haber öğrenmek için mi, bir sorunu tartışmak için mi, bir mektuba cevap olarak mı yazıldığı bu bölümde ortaya konur.

3. Sonuç: Bu bölümde klişeleşmiş cümleler, selam ve iyi dilekler yer almalıdır.

Mektup Yazılırken Uyulması Gereken İlkeler

Mektup çizgisiz ve beyaz bir kağıda yazılmalıdır. Kağıdın sadece bir yüzü kullanılmalıdır. Mektup, kurşun kalemle yazılmamalıdır. Mektup kağıdının sağ üst kısmına yazıldığı yer ve tarih konulmalıdır. Mektup bitince imzalanmalı, sol üst köşesine de adres yazılmalıdır.

Mektup Zarfı

İçindeki yazılar okunmayacak kalınlıkta olmalıdır. Gönderenin adresi zarfın ön yüzünün sol üst köşesine yazılmalıdır. Gideceği yerin adresi orta sağ kısma yazılmalıdır. Gideceği kentin adı, en alt sağ köşeye büyük harflerle yazılmalıdır. Pul sağ üst köşeye yapıştırılmalıdır.

Mektup Çeşitleri


Özel Mektuplar
İş Mektupları
Resmi Mektuplar
Edebi ve Felsefi Mektuplar
Açık Mektuplar
Özel Mektuplar


Özel Mektuplar: Tanışan ve aralarında bir yakınlık olan kişilerin birlerine yazdıkları mektuplardır.

Özel Mektup Çeşitleri:


Teşekkür mektubu
Baş sağlığı ve teselli mektubu
Özür dileme mektubu
Davetiye mektup ve kartları
Tebrik mektubu

Yorumu yazan: ÇERKEZ YAHYA
Tarih: Ekim 29, 2007 | Konu: TŞK
sizin sayenizde bu ödevden 100 aldım çok tşk ler gerçekten çok önemli notlar düşülmüş öğretmenim tarafından beğenildi yazan kişiye ve bu bilgiyi
bize aktarmasını sağlayan herkese tşkler

Yorumu yazan: isimsiz
Tarih: Ekim 28, 2007 | Konu: bulamadım
önemli temsilcilerini bulamadım yardımcı olursanız sevinirim

Yorumu yazan: delikurt
Tarih: Ekim 27, 2007 | Konu: site çok güzel
blogcu sitelerinin bazıları çok iyi oluyor.bu siteyi yapmanıza sevindim edebiyat ödevlerim kolaylaştı :D

Yorumu yazan: isimsiz
Tarih: Ekim 23, 2007 | Konu: tşk
çok saol lun işime yaradı

Yorumu yazan: ayten
Tarih: Ekim 23, 2007 | Konu: mektup
güzel bir ödev olacak

Yorumu yazan: turkceyasam
Tarih: Ekim 23, 2007 | Konu: Yanıt
Günlük Türü'nün Önemli Temsilcileri'ne Arama Yaparak ulaşabilirdiniz.

Konunun bağlantısı: http://turkceyasam.blogcu.com/4360235/

Esenlikle...

Yorumu yazan: isimsiz
Tarih: Ekim 23, 2007 | Konu: sorunum var
türk ve dünya edebiyatında günlük türünün önemli temsilcilerinin isimlrini yazıp koyarsanız çok sevinecem siteniz devşet şekilde gzl olmuş

Yorumu yazan: bozkurt
Tarih: Ekim 20, 2007 | Konu: teşekkür
wermiş olduğunuz bilgiden dolayı çok teşekkür ederim tam ödevim çok işime yaradı

Yorumu yazan: turkceyasam
Tarih: Ekim 20, 2007 | Konu: Anı Türü
Esra, Gamze, Bozkurt...

Ve adını sayamadığım "Anı Türü" hakkında istekte bulunan arkadaşlar. Konuyla ilgili biraz araştırma yaptım. Bulduğum bir yazıyı sizinle paylaşıyorum. Umarım işinize yarar.

Konunun Bağlantısı: http://turkceyasam.blogcu.com/4405165/

Zaten ana sayfada da son eklenen yazı olduğu için bulabilirsiniz.

Başarılar, esenlikle...

Yorumu yazan: bozkurt
Tarih: Ekim 20, 2007 | Konu: ödev
benmde türk ve dünya edebiyatında anı türünün tarihsel gelişiminin önemli temsilcileri ve eserleri lazım acil bulursanız cvp layın lütfen teşekkürler....

Yorumu yazan: isimsiz
Tarih: Ekim 18, 2007 | Konu: ödev
Bir sayısalcı olarak sözelci bir hocanın dilinden kurtuldum.Bu yazıyı buraya gönderene teşekküretmek boynumun borcudur.teşkür :)

Yorumu yazan: fatma
Tarih: Ekim 18, 2007 | Konu: ödev
çok teşekür ederim çok güzel araştırmışsınız sizin sayenizde hocanın gazabından kurtuldumçok saolun:d::d:d:d:d:d

Yorumu yazan: isimsiz
Tarih: Ekim 18, 2007 | Konu: saolun
valla bize kolaylık sağladığınız için çok teşekkürler

Yorumu yazan: ayshe
Tarih: Ekim 17, 2007 | Konu: aradığımı buldum
hazrlayanlara cok tesekkür ederim tam ödev konumdu cok yardimci oldu..

Yorumu yazan: şeker şey
Tarih: Ekim 17, 2007 | Konu: mektup
aradığım konuyu çok iiii bi şekilde açıklamışsınız teşekkür ederim bilgilerinizden yararlandım herkesin yararlanması içinde elimden geleni yapçam,

Yorumu yazan: cansu
Tarih: Ekim 17, 2007 | Konu: edebiyat
çok güzel bi site herkese teşekkür ederim sayenizde edebiyattan kalmıcam heralde

Yorumu yazan: isimsiz
Tarih: Ekim 16, 2007 | Konu: mektup
coookk teşşşküürleer süüpeer bi ödev olcak

Yorumu yazan: esraa
Tarih: Ekim 16, 2007 | Konu: tesekkur
tesekkur ederım turk dunyasında mektubu buldum sagolun onu yapmıstım zaten sızın sıtenızden bana dunya edebıyatındakı mektup turu ve temsılcılerı lazım lutfen sonkez yardımcı olur musunuz_?

Yorumu yazan: EĞLENCEMERAKIM
Tarih: Ekim 15, 2007 | Konu: mektup
ya tam aradığım konu sabahtan beri bunu arıyorum.çok sağol.

Yorumu yazan: ada
Tarih: Ekim 15, 2007 | Konu: tsk..
çokkk mercii yaaa aradıımm konuyu buldum sonundaa...

Yorumu yazan: yeşim
Tarih: Ekim 14, 2007 | Konu: mektup
çok teşekkürler çok yardımcı oldunuz

Yorumu yazan: isimsiz
Tarih: Ekim 14, 2007 | Konu: teşekkür
çok teşekkürler bu konu hakkında okulda sunum yapacaktım bir sürü siteden araştırdım ama bulamadım sadece buradaki bilgiler işime yarayacak

Yorumu yazan: grejuva_5391
Tarih: Ekim 14, 2007 | Konu: ..................
eywallah iyi bir çalışma olmuş

Yorumu yazan: isimsiz
Tarih: Ekim 13, 2007 | Konu: MEKTUP TÜRLERİNİN İLK ÖRNEKLERİ
ÖDEVİMİ BULAMAMIŞTIM SİZE ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM ELİNİNİZE SAĞLIK:)

Yorumu yazan: Sıla
Tarih: Ekim 10, 2007 | Konu: Teşekkür Ediyoruz
Biz bir grup bilişim teknolojileri alanı öğrencileriyiz ve su anda kültür dersi ödevimiz olan mektup türü hakkında yazmıs olduğunuz bilgileri okuyoruz, paylaşım için çok teşekkür ederiz...

Düzenleyen turkceyasam gün: October 10, 2007 saat: 21:13

Yorumu yazan: isimsiz
Tarih: Ekim 9, 2007 | Konu: teşekkür
"Türk Edebiyetında Mektup" ile ilgili bir ödevim vardı; bu yazı bana çok faydalı oldu
çok teşekkürler.

Yorumu yazan: ÖZLEM ŞERİFE
Tarih: Ekim 9, 2007 | Konu: BUNLARA BAŞLIK KOYUN
YA ARADIĞIMI BULDUM DESEM YALAN OLUR AMA OLSUN SİZ BİZİ DÜŞÜNÜP BU SAYFAYI YAPTIĞINIZ İÇİN TŞKRLR BİRDE KONU BAŞLIKLARIYLA YAPIN

Yorumu yazan: turkceyasam
Tarih: Ekim 9, 2007 | Konu: Yanıt
Arkadaşlar,

"Dünya Edebiyatı'nda Mektup" konusuyla ilgili internette bir kaynak yok. En azından ben araştırdım; fakat bulamadım.

Eğer araştırıp bulursanız, burada bizimle de paylaşırsanız sevinirim.

Esenlikle...

Yorumu yazan: isimsiz
Tarih: Ekim 9, 2007 | Konu: ya lütfen yardımcı olun
dünya edebiyatında mektubun tarihsel gelişimi,önmli öncüleri,yapıtları bulamadım sitenizde yardımcı olurmusunz

Yorumu yazan: turkceyasam
Tarih: Ekim 9, 2007 | Konu: Yanıt
03_LeADeR_03 arkadaşım,

Türk'çe Yaşam sayfasında "Thank You" adlı bir yorum başlığını ne anlamda kullandığınızı anlamadığım için, konu başlığını TÜRK'e yakışır şekilde değiştirdim.

Umarım bundan sonra bulunduğunuz yerin hissiyatlarını daha iyi anlar ve "TÜRK'çe Yaşam"ın gereklerini daha iyi yerine getirirsiniz.

Esenlikle...

Yorumu yazan: 03_LeADeR_03
Tarih: Ekim 9, 2007 | Konu: Teşekkürler :)
yahu daha ne diim bunu gönderenden allah razı olsun tamda ödevimdi isime cok yaradı hepinizden cok tesekkür ederim :))))

Düzenleyen turkceyasam gün: October 9, 2007 saat: 00:39

Yorumu yazan: isimsiz
Tarih: Ekim 7, 2007 | Konu: başlık
başlık koyarsanız daha iyi olur

Yorumu yazan: esra
Tarih: Ekim 7, 2007 | Konu: mektup
bu bilgileri yazanın aklına ve eline sağlık aradığımı buldum teşekürler...

Yorumu yazan: isimsiz
Tarih: Ekim 7, 2007 | Konu: yok
çok sağolun ya aradığımı buldum ii günler

Yorumu yazan: tipikbela
Tarih: Ekim 7, 2007 | Konu: tşk
emeğinize sağlık çok yardımcı oldunuz sağolun

| «« Önceki Sayfa | Sonraki sayfa »» |

Bu sitenin tüm hakları, yüce TÜRK Miletine aittir. Her türlü alıntı yapmak serbesttir.
Yapılan alıntılarda yazının sahibi ve kaynağı belirtilmelidir.

İletişim: turkce.yasamm@gmail.com

Sayfanın Başına Dön !

Türkçe, Edebiyat, Türkçe Eğitimi, Bilgicik.Com, Türkçe, Edebiyat, Türk, Sitemap

Edebiyat

» Edebiyat nedir?
» Edebî Türler
» Edebî Sanatlar
» Edebî Akımlar

Türk Edebiyatı Dönemleri:
» İslamiyet Öncesi T. E.
» İslamiyet Sonrası T. E.
» Batı Etkisinde Gelişen E.
-Tanzimat E.
-Servet-i Fünun E.
-Fecr-i Âti E.
-Milli Edebiyat Akımı
-Milli Mücadele Dön.E.
-Cumhuriyet Dön.Türk E.

» Edebiyat Sözlüğü
» Edebiyatımızda ''ilk''ler

Son Yorumlar

çok güzel
kötüü bea
teşkkür
slm
arif nihat asya
adananın muhtesemlıgı
gezi yazısı
yazlı
mrb
helaal olsun


Şiir-Öykü-Roman

» Türk Yazarlar-Şairler
» Şiir
» Öykü
» Roman Özetleri
» Güncel Kitaplar
» Skeçler
» Tiyatro Metinleri

» Masal

» Türk Destanları


Mutlaka Okuyun!


OKS-ÖSS

» Yüz Temel Eser
» Yeni Sınav Sistemi
» Bölümler
» Üniversiteler
» Soru Bankaları
» Denemeler
» Sınav Soruları
» Rehberlik


Eğlence

» Komik Resimler
» Komik Görüntüler
» Duvar Yazıları
» Fıkralar

» Bilmeceler


Bilgicik.Com'dan...