16. Hazar Şiir Akşamları

"http://img389.imageshack.us/img389/8585/28lp6.jpg" grafik dosyası hatalı olduğu için gösterilemiyor.

Şiir sevdalılarından takip edenler bilirler, Elazığ‘da 1992′den beri her yıl “Hazar Şiir Akşamları” düzenlenir. Türk dünyasının birçok yerinden gelen birçok şairin buluşmasını sağlayan şiir akşamları, her yıl büyük bir coşku içinde yapılır ve Türk’ün sözü şiirlerle sunulur dizelere susamış gönüllere…

1992 yılında, birkaç edebiyat gönüllüsü Elazığ‘da “Fırat Şiir Akşamları” adında bir etkinlik düzenlenmişti. Sanatsever Elazığ halkı, bu etkinliğe büyük ilgi gösterince bunun ikincisinin yapılmasına karar verildi. İkinci buluşmaya, edebiyat dünyasından birçok önemli isim katıldı. Sonrasında bu etkinliklerin Elazığ‘ın kültürel mirasının paylaşılması anlamındaki katkısı anlaşıldı ve etkinliğin adı “Hazar Şiir Akşamları” olarak değiştirildi. Bu tarihten sonra her yıl büyük heyecanla bütün Türk dünyasından gelen konuklar Elazığ‘da ağırlandı ve söze geldi yürekler şairlerin dilinde.

Bu yıl 16.’sı düzenlenen şiir akşamlarına Türkiye, Azerbaycan, Özbekistan, Türkmenistan, Kırgızistan, Kazakistan, Tataristan, Kıbrıs, Kosova ve Kerkük’ten gelen konuklar katıldı. Üç gün boyunca düzenlenen etkinliklerle hem Elazığ halkı binlerce kilometre ötelerden gelen soydaşlarının içtenliğiyle buluştu hem de gelen konuklar Türk‘ü söyleyen dillere kucak açan Elazığ‘ı tanıdılar. Bir bayram coşkusu içinde geçen üç gün içinde, birçok konukla benim de tanışma olanağım oldu. Bazılarıyla, aşağıda sizlerle de paylaşacağım söyleşiler yapabildim.

Şiir akşamlarına Türkiye’den katılan Yavuz Bülent Bakiler, Cemal Safi ve Yahya Akengin gibi tanınmış kişilerin konuşmaları ve okudukları şiirler, oldukça ilgi gördü. Anadolu’dan büyük Türkistan’a açılan düşünceler, bu büyük şairlerimizin şiirleriyle dile geldi. Daha önceki yıllarda Cengiz Aytmatov ve Almas Yıldırım gibi büyük yazar ve şairlerimizin onuruna - anısına düzenlenen şiir akşamları, bu sene Azerbaycan’ın büyük şairi Bahtiyar Vahapzade‘nin onuruna düzenlendi. Fakat Bahtiyar Vahapzade, sağlık sorunları nedeniyle programa katılamadı.

Böyle bir programın düzenlenmesinde, elbette desteklerini hiçbir zaman eksik etmeyen Elazığ Belediye Başkanı Süleyman Selmanoğlu’nun ve Elazığ Valisi Muammer Muşmal’ın desteği büyüktür. Kültür mirasımızın gelecek kuşaklara aktarılmasını görev bilip, Türk dünyası kardeşliğine katkıda bulunmaktan şeref duyan idarecilerimize de, teşekkür etmek gerekiyor.

Bugün yaşayan büyük Türk şairlerinden biri olan Yavuz Bülent Bakiler‘in güzel ve akıcı Türkçesi, bütün gençlerde hayranlık uyandırdı. Kendisine “Dilini, tarihini ve kültürünü unutma tehlikesiyle karşı karşıya olan Türk gençliğine ne söylemek istersiniz?” diye sorduk. Sorumuza aşağıdan izleyebileceğiniz şu yanıtı verdi:

Yavuz Bülent Bakiler’in kökü de Azerbaycan‘a dayandığı için, onun için Azerbaycan’ın çok büyük bir önemi vardır. Bunu şiirlerine de yansıtan Bakiler, şiir akşamlarının ikinci gününde “Azerbaycan Yüreğimde Bir Şahdamardır” adlı şiirini dinleyicilere şöyle sundu:

Türk dünyasında yazılan hemen hemen bütün şiirleri ezbere bilen, yüksek hitap gücü ile dinleyenlerin yüreklerini bir kartal gibi uçurup ana yurdun çevresinde uçuran, Azerbaycan Türkleri’nden büyük şair ve ozan Zelimhan Yakup, şiir akşamları için geldiği Elazığ‘da geçirdiği üç dört günlük zamanı şöyle değerlendirdi:

Zelimhan Yakup, şiir akşamlarının üçüncü gününde okuduğu “Ezel Ahır Dünya Bizim Olacak” adlı şiiriyle ilk ve son andımız Turan‘ın yolunda, Türk Ulusu’nun oradaki bütün temsilcilerini heyecanlandırdı. Bu güzel şiirini Yunus Emre ile çıktığı yolculukta “Bu Yeşil Ağacın Altı Bizimdi” şiiriyle tamamlayınca, Zelimhan Yakup’un dizeleri arasında erimemek imkansız oluyor.

Kerkük‘teki Türkmenler’in sesi olan “Türkmeneli Tv“de haber sunucusu olan Timur Beyatlı ağabeyimiz, bize o zor koşullar altında “TÜRK” kalabilmenin güçlüğünü anlattı. Hayranlıkla izleyebileceğiniz kocaman bir yüreğe sahip bir kişi olan Timur Beyatlı’nın, bizler için aşağıda şöyle bir konuşması oldu:

Şiir akşamlarının düzenlendiği her üç gün de, Azerbaycan’dan gelen “Mugam Üçlüsü” büyük beğeni aldı. Kopuzla Bahtiyar Vahapzade’nin şiirleri okundu ve Güldeniz Ekmen Agiş tarafından Vahapzade’nin bestelenen iki şiiri takdim edildi. İşte kopuzuyla Vahapzade’nin şiirlerini buluşturup bizlere sunan Ramin Garayev‘in Elazığ Öğretmenevi önünden bir görüntüsü:

Kerkük’ten katılan Şemsettin Küzeci‘nin okuduğu bir bayat da, Kerküklü soydaşlarımızın Türkiye’ye sitemlerini belirtmesi açısından anlamlı oldu. İşte Şemsettin Küzeci’nin konuşması:

Büyük güçlüklerle savaşarak ‘TÜRK’çe yaşayabilmeye çalışan büyük şair Bahtiyar Vahapzade, “Ey öz doğma dilinde danışmağı ar bilen fasonlu edebazlar, ruhunuzu oxşamır qoşmalar, telli sazlar. Bunlar qoy menim olsun, ancaq veten çöreyi sizlere qenim olsun.” diyerek milli bilincin uyanması için yüreğini ortaya koymuştur. Büyük şair Vahapzade’yi, Zelimhan Yakup anlatıyor:

Programa katılan şairlerin tamamında, büyük bir içtenlik vardı. Hepsi, geldikleri Türk ilindeki bütün soydaşlarımızın yüreğini de getirmişlerdi sanki. Şiire ve şaire değer veren bir halk karşısında, onlar da en içten duygularla döküyorlardı yüreklerini şiirlerle. Ve hepsinin yüreği, büyük TURAN ülküsüyle yanıp tutuşuyordu. Bu nedenle sözlerin çoğu, büyük Türkistan’ı anlatıyordu.

Son etkinlik olarak düzenlenen Esat Kabaklı konseri ise, zaten büyük bir duygu yoğunluğu yaşayan bizleri, hepten alıp götürdü. “Dedem Korkut“u dinledik türküleriyle, ve “Çırpınırdı Karadeniz” diyip “Tuna Nehri“ni andık bir kez daha.

Üç gün içinde çekilen resimlerden birkaçı ise şöyle:

(Büyük Şair Yavuz Bülent Bakiler)


(Ünlü Şair Cemal Safi)


(Akgün Otel’in Önünde, -soldan sırayla- Ahmet Turan Sinan, Sadık Gavayev, Abdullah Satoğlu ve Doğan Akdal)


(Baskil’deki Oturuma Başlamadan Önce…)


(Baskil’de Hazar Şiir Akşamları Kapsamında Düzenlenen Oturum)


(Baskil’deki oturumun ardından Kömürhan’da yemek yiyorken…)


(Elazığ Öğretmenevi’nin Önünde Mehter Takımı)


(Elazığ Öğretmenevi’nin Önünde Mehter Takımı)

 

|» Resimlerin Devamına Bak! « |


Üç gün içinde yaşanılanlar, Türk dünyasından gelen konuklarla birlikte, onlarla buluşanların ortak duyumsayışlarıydı. Şiirlerin şehri Elazığ‘da Türk birliğini düşleyenlerin bir arada toplanması, bize büyük bir güç verdi. Umuyoruz ki şiirleri ruhunun derinliklerinde hisseden toplumumuzun verdiği destekle, şairlerimiz kurarlar gönül köprülerini Türk illerine…

Mehmet Emin Yurdakul‘un şu güzel sözünü yeniden anımsamak gerekiyor: “Unutma ki şairleri haykırmayan bir millet, sevenleri toprak olmuş öksüz çocuk gibidir.“

Yavuz TANYERİ